Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/30453 E. 2022/10333 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/30453
KARAR NO : 2022/10333
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık müdafinin duruşma isteminin CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bozma üzerine yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesince Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ilgili birimlerden ByLock tepit ve değerlendirme tutanağının istenildiği ancak ID ve içerik tespit edilmediğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih ve 2017/16. MD-956 esas, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağının kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın kullanımında olan telefon hattına ait ayrıntılı Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı temin edilememekle birlikte, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde başkaca herhangi bir delilde bulunmayan sanığın; dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek atılı suçtan beraati yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
1-Bozma sonrası verilen hükümde kanun yolunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi olarak, temyiz süresinin ise duruşma tutanağına ve gerekçeli karara 7 … olarak yazılarak tarafların yanıltılması,
2-Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve verilen Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.