Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31673 E. 2023/1005 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31673
KARAR NO : 2023/1005
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise aynı Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 29, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 5.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkili suç işleme kastı ile hareket etmediğinden, suçun manevi unsurunun gerçekleşmediğine, bunun sonucu olarak sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığından, sanığın atılı suçlardan beraatına karar verilmesi gerektiğine, müvekkili hakkında yargılamaya konu suçları işlediğine delalet eden dosya kapsamında delil ve emare bulunmadığına, sanık hakkında hakaret suçundan verilen cezada, suçun alenen işlediğinden bahisle artırım yapılmasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Katılan …’nın … Ziraat Odası Başkanlığı vekili olarak 23/11/2015 günü … İcra Müdürlüğünün 2015/1289 Esas sayılı dosyasında borçlu olan sanık …’in … ilçesi kapalı pazar yerinde bulunan pazar tezgahına haciz işlemi yapılması için İcra Müdür Yardımcısı ve polis memurları ile birlikte gittiği, haciz işlemi sırasında sanık …’in katılan …’ya hitaben ‘sinkaf ederim belanı, a.ına koyduğumun yalaması, sana buradan bir vurursam’ diyerek, kamu görevi sırasında katılanın onur ve haysiyetini rencide edici küfürlü sözler ile hakaret, vücut dokunulmazlığına biir kötülük getireceğinden bahisle katılanda korku ve panık yaratmaya elverişli sözler ile (sana buradan bir vurursam sözü ile) tehditte bulunduğu, katılanın şikâyet beyanı, bu beyanın tutanağa bağlandığı 23.11.2015 tarihli haciz tutanağı ve tanık olarak dinlenen polis memurlarının tutanakta imzaları olmasına rağmen söylenenleri duymadıklarını tutanağı sadece haciz belgesi olarak imzaladıkları beyanlarının ise olayın olmadığını değil duymadıklarını ifade edip tanık …’nin beyanı ile doğrulanmakla, sanık …’in kamu görevlisine karşı görevi sebebiyle hakaret suçu sabit olduğundan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 125/1-3a ve 125/4. tehdit suçundan TCK’nın 106(1-birinci cümlesi) maddesi uyarınca cezalandırılmasına; sanık bu söylemleri haciz esnasında katılanın kendisi için kaçar, kaçacak şeklinde sarfettiği sözlerin etkisi ile söylediğini savunup tanığın da bu hususu doğrulaması karşısında, sanığın eylemini mağdurun haksız fiilinin meydana getirdiği hiddetin etkisi ile işlediği savunmasının aksini ispatlar bir husus olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 29/1 inci maddesi uyarınca indirim yapılmasına, sanığa verilen gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmuş olması nedeniyle hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçuna İlişkin Hükümde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçuna İlişkin Hükümde
Sanığın, hakaret eylemini katılanın kendisine yönelik haksız fiili üzerine gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, hakaret suçuna ilişkin daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesindeki özel tahrik hükmü yerine aynı Kanunun genel tahrik kurumunu düzenleyen 29 uncu maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküme Yönelik Olarak
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.