Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2640 E. 2023/8576 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2640
KARAR NO : 2023/8576
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/343 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında silahla tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2009 tarihli ve 2008/122 Esas, 2009/22 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2009 tarihli ve 2008/122 Esas, 2009/22 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.04.2014 tarihli ve 2012/36643 Esas, 2014/12958 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın, eline aldığı kırık bira şişesi ile katılanın üzerine yürüyüp küfür ederek, “bana para vereceksin lan, bana niye içki almıyorsun, para vermezsen seni gebertirim” şeklindeki sözlerle tehditte bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, tehdit eyleminin, TCK’nın 148. maddesinde düzenlenen, yağma suçuna teşebbüs kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin kanıtları değerlendirme ve suçu nitelemenin, ağır ceza mahkemesinin görevinde olduğu ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.un 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2014/294 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin nitelikli yağmaya teşebbüs suçu kapsamında kaldığı gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun’un 3, 4 ve 5 inci maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine ve … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2015/115 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2015/115 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/2769 Esas, 2021/24120 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın eline aldığı kırık bira şişesiyle mağdurun üzerine yürüyerek “bana niye içki almıyorsun, para vermezsen seni gebertirim” demesi üzerine mağdurun teknenin kamarasına girip kapıyı kapattığının kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.un 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

7. … Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/331 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 1412 sayılı Kanunun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın yağma suçunu işlediğine ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
2. Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararı verilmesi gerektiğine,
4. Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması gerektiğine,
5. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Gece saat 00.30 sıralarında mağdur …’ın … isimli teknede tanık Ş.A. ile alkol aldıkları sırada sanık …’in geldiği, mağdurun sanığa hitaben “abi buyur bir bira iç” dediği, sanığın tekne içerisindeki bira şişesini alarak yere vurup kırdığı, kırık bira şişesiyle mağdurun üzerine yürüyerek mağdura hitaben “bana para vereceksin lan, bana niye içki almıyorsun, para vermezsen seni gebertirim” diyerek mağduru tehdit ettiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdurun aşamalarda alınan tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Görgü tanığı Ş.A.’nın mağdurun ifadesi ile uyumlu ve tutarlı beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4.Tanık K.U.’nun 09.12.2015 tarihli alınan beyanı dosya arasındadır.

5. … isimli tekneye yaklaşık üç, dört metre uzaklıkta kırık şişe parçalarının bulunduğunun tespit edilen kolluk tarafından düzenlenen 30.03.2008 tarihli görgü ve tespit tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

7. Sanığa ait adli sicil kaydı ve tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2003 tarih 2003/50 Esas ve 2003/220 Karar sayılı kararı dava dosyasında bulunduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın Yağma Suçunu İşlediğine İlişkin Kesin ve İnandırıcı Delil Bulunmadığına ve Şüpheden Sanığın Yararlanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık ile aralarında sanığa suç atmasını gerektirir husumet bulunmayan mağdurun tüm aşamalarda değişmeyen beyanı ve iddiası, mağdurun beyanlarını destekleyen görgü tanığı Ş.A.’nın tüm aşamalardaki tutarlı beyanları, tanık K.U.’nun sanığın şişeyi kırıp dışarı attığını belirttiği olayın gelişimi ile kısmen uyumlu beyanı, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik mağdurun kendisine cinsel tacizde bulunduğunu destekler delil bulunmadığı, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun şüphe oluşmayacak şekilde kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığından, bu nedenle sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması veya Erteleme Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddenin beşinci ve altıncı fıkralarına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan yararlanmak için, hükmolunan cezanın, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olması gerektiği, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olunmaması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve sanığın kabul etmesi gerektiği belirlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, erteleme kararı verilebilmesinin şartları, hükmolunan cezanın, iki yıl veya daha az süreli hapis cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla cezaya mahkûm olunmaması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması gerektiği belirlenmiştir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hükmolunan ceza iki yıl hapis cezası olsa da adli sicil kaydı incelendiğinde sanığın daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla cezaya mahkum olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin, yasal koşulları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme maddesinin uygulanmamasına şeklindeki yasaya uygun gerekçesi ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin Uygulanmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesi gerektiği, infazının aranmadığı, 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, en geç bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl içinde işlenen suçlar açısından uygulanacağı belirlenmiştir.

Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.10.2003 tarih 2003/50 Esas ve 2003/220 Karar sayılı kararının 28.11.2007 tarihinde kesinleştiği, 08.12.2007 tarihinde dosyaya konu nitelikli yağmaya teşebbüs suçunun işlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/331 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.