Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4593 E. 2006/8275 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4593
KARAR NO : 2006/8275
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

MAHKEMESİ :Sivas Kadastro Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Kadastro sırasında 101 ada 299, 336, 337, 351 parsel sayılı sırasıyla 14645.16, 11313.44, 4612.01 ve 4876.40 metrekare yüzölçümündeki temyize konu edilen taşınmazlar bahçe niteliğiyle davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu sebebine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi tapaya tesçillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmazlar Güllüce köyü halkı tarafından para ve emek sarfı sonucu bahçe haline getirildiğinden söz edilerek davalı … tüzel kişiliği adına tesbit edilmiş,davacı hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, değilse davalı … tüzel kişiliği yararına taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Tapusuz bir taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için öncelikle taşınmazın tescile tabi ve
özel mülkiyete konu olan yerlerden olması, zilyedin zilyetliğinin aralıksız çekişmesi ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşılması ve maddi olaylardan sayılan zilyetliğin ve sürdürülüş biçiminin de tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir. Taşınmazların nitelikleri konusunda ziraatçi bilirkişiden rapor alınmamıştır. Yine taşınmazların tutanaklarında cinsi bahçe olarak gösterilmesine ve edinme yerinde de bahçe haline getirildiğinden söz edilmesine karşın bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar ile tesbit bilirkişileri taşınmazların 40 yıl öncesinden beri Güllüce köyünden değişik kişiler tarafından harman dökülen yerler olduğunu söylemişlerdir. Bu durumda taşınmazların bahçe yada harman yeri mi oldukları, harman yeri olması halinde de özel harman yeri mi yoksa genel harman yerleri mi olduğu önem kazanmaktadır. Bilirkişi ve tanık sözleri açıklanan hususlara cevap vermekten uzak bulunmaktadır. Özel harman yerlerinin zilyetlikle iktisap olanağı varsa da kamu orta mali niteliğindeki genel harman yerlerinin zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Hal böyle olunca davacı hazinenin taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu atlında bulunan yerlerden olduğu yolundaki iddiası çerçevesindeki taşınmazların özel yada genel harman yerleri olup olmadıklarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde taraflardan aynı köyden ve de komşu köylerden olmak üzere taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra gösterilecek tanıklarla önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklar ve de tesbit bilirkişiler eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mera olup olmadığı, değilse köy tüzel kişiliği yada köy halkından olan kişilerce para ve emek sarfı ile bahçe haline getirilen yerlerden olup olmadığı, harman yeri olarak zilyet edilmesi halinde özel harman yerleri mi yoksa genel harman yerleri mi olduğu, her bir parselde kimin hangi tarihten beri ne şekilde zilyet ettiği olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazların toprak yapıları, bitki örtüleri, meyil durumları , karakter ve işleniş tarzları,
öncesinin mer’a genel yada özel harman yerleri olup olmadığı ve de tutanaklarda yazılı olduğu üzere imar ihya sonucu bahçe haline getirilen yerlerden bulunup bulunmadığı konularında teknik verilere dayalı geniş kapsamlı ve gerekçeli rapor alınmalı, bu arada taşınmazları üç yönden çevreleyen 360 nolu parselin kadastro tutanağı örneği getirtilerek ne şekilde tesbit edildiği incelenmeli, ve davalı olması ve de davasının sonuçlanması halinde verilen kararın kesinleşme şerhini içeren bir örneği dosyaya konularak delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, taşınmazların mer’a yada genel harman yerleri olduğunun belirlenmesi durumunda bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı ve de tescile tabi yerlerden olmadığı düşünülmeli, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 9.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.