YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13502
KARAR NO : 2009/834
KARAR TARİHİ : 09.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davalı …’in nüfus kaydında yazılı anne ve babasının gerçek anne ve babası olmadığı ileri sürülerek, Sibel’in nüfus kaydının iptali ile davalı …’nın baba kütüğündeki nüfus kaydına yazılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … (…) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde davalılardan …’nın diğer davalı …’nın evlilik dışı doğan çocuğu olduğunu ileri sürerek ancak davalı …’nın bu çocuğunu babası … ve annesi … dünyaya gelmiş gibi nüfusa kaydettirdiğini, bu yanlışlığın düzeltilmesini, … gerçek annesi olan davalı …’nın nüfustaki hanesine yazılmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne, davalı …’nın mevcut kaydının iptaline, davalı … … (…) evlilik dışı çocuğu olması nedeniyle kızlık hanesindeki kaydına işlenmesine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden incelenen nüfus kaydı içeriklerinden davalı …’nın İzmir İli … İlçesi … Mahallesi Cilt 23 Hane 145’de Hamit kızı Mürüvvet’ten olma 01.01.1976 doğumlu, 19.01.1976 tescil tarihli olarak nüfusa kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Nüfus Hizmetleri Yasasına göre açılan kayıt düzeltme davaları, diğer kamu düzenine ilişkin olarak açılan davalarında olduğu gibi hakim taleple bağlı kalmayarak doğrudan doğruya yapacağı araştırma sonucu elde edeceği bulgulara göre karar vermek zorundadır. Mahkemelerin görevi doğru sicil oluşturmaktır. Davalı …’in nüfus kütüğünde anne ve babası olarak gözüken Hamit ile Mürüvvet ölü bulunmaları sebebiyle dinlenememiştir. Sibel’in gerçekten bu kişilerin mi yoksa iddia edildiği gibi …’nın (…) mı çocuğu olduğu hususu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer verilmeksizin kanıtlandıktan sonra kayıtlarda düzeltme yapılması gerekirken Sibel’in Fatma’nın çocuğu olup olmadığı usulen tahkik ve tespit edilmeden, gerekli görüldüğü takdirde bu konuda DNA testi yapılmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.