YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10467
KARAR NO : 2009/365
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili, dava dilekçesinde … kimliğinin … (davacı) tarafından kullanıldığının tespiti, davacının ad ve soyadının … olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, … kimliğinin davacı tarafından kullanıldığının tespiti ile müvekkilinin kazandığı haklarını kaybetmemesi için “…” olan ad ve soyadının “…” olarak düzeltilmesini nüfusa bu şekilde kayıt ve tescilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler, nüfus kayıtları ve Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.11.1984 gün ve 1981/304-1984/389 sayılı karara ilişkin dava dosyasının incelenmesinden; …’ın 03.03.1947 tarihinde Erzincan İli Merkez … Köyü C:51, H:19 da … ve …’dan olma, 27.06.1951 tescil tariHli olarak nüfusa kaydedildiği, davacının babası … ile arkadaş olan …’in …’yi evlat edinmek istediği, Türk Medeni Kanununu gereğince evlat edinme koşulları bulunmadığından evlatlık işlemlerinin gerçekleşemediği, bunun üzerine…’in eşi …’dan doğmuş çocuğu gibi … adıyla davacıyı 01.03.1962 doğumlu olarak 23.11.1965 yılında kendi nüfusuna kayıt ve tescil ettirip Almanya’ya götürdüğü davacının uzun yıllar bu kimlikle Almanya’da yaşadığı nüfus kayıtlarında annesi ve babası olarak görünen … ve …’in ölümü üzerine bu kişilerin gerçek mirasçılarının Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açmış oldukları davada mahkemece …’in… hanesindeki kaydının iptaline ilişkin verilen 01.11.1984 gün 1981/304- 1984/389 sayılı kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi davacı …’ın henüz 14 yaşında bir çocuk iken … adıyla … ve … … ile birlikte yaşamını sürdürdüğü, … ile …’in aynı kişi olduğu konusunda bir çekişme bulunmamaktadır. Yerel Mahkemece de bu konuda bir hüküm kurulmamakla birlikte olayın varlığı zımnen kabul edilmiştir. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 27. maddesine göre hakim haklı nedenlerin varlığı halinde kişilerin ad ve soyadlarının değiştirilmesine karar verebilir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.