Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13221 E. 2023/658 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13221
KARAR NO : 2023/658
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1647 E., 2022/2429 K.
DAVA TARİHİ : 27.10.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/753 E., 2022/163 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin şikayetin reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına ve 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddi ile bu taşınmaz yönünden para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … İcra Dairesinin 2020/300 Talimat sayılı dosyasından iki adet taşınmazın 21.10.2021 tarihinde satışının yapıldığını, müvekkili şirketin e-tebligat adresinin olması nedeniyle müvekkili şirkete gönderilen icra emri kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğine ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğundan usulsüz olduğunu, bu nedenle kıymet takdirine itiraz edilemediğini, yeniden kıymet takdiri yapılması halinde taşınmazların gerçek değerlerinin altında bir fiyatla satışa çıkarıldığının anlaşılacağı, müvekkilinin zarara uğradığını, taşınmazların son imar durumu sorulmadan satış yapıldığını belirterek, ihalelerin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihalesi yapılan iki taşınmazdan birisinin muhammen bedelinin üzerinde bir fiyatla satıldığını, diğer taşınmazın muhammen bedeline yakın fiyatla satıldığını, davacının ihalenin feshini istemesinde hukuki yararının olmadığını, davacı şirketin e-tebligat adresine tebligat yapılmak istenildiğini ancak sistemde e- tebligat adresinin bulunamaması nedeniyle tebligat kanunun 35. maddesine göre tebligat yapıldığını, taşınmazların imar durumunda değişiklik bulunmadığından tekrar tekrar imar durumunun sorulmasına gerek duyulmadığını belirterek, davanın reddine davacının para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; PTT tarafından davacı şirketçe UETS adresinin aktivasyon işlemleri gerçekleştirilmediğinden adresin “aktivasyon bekliyor” statüsünde olduğu ve e tebligat adresinin aktif olmadığını bildirdiği, taşınmazların son imar durumları getirtilmeden ihalelerin yapıldığının ileri sürüldüğü ancak, şikayetçinin satış ilanının tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde bu hususu şikayet etmediği, taşınmazlardan 6 nolu bağımsız bölümün 260.000,00 TL olan muhammen bedelinin üzerinde bir fiyat olan 275.000,00 TL bedelle ihale edilmesi nedeniyle şikayetçinin bu taşınmaz yönünden ihalenin feshini istemesinin hukuki yararının bulunmadığı, dava konusu edilen 4 nolu bağımsız bölüm yönünden ise, resen yapılan incelemede kıymet takdirinin yapıldığı iki yıllık süre içerisinde satışın yapıldığı, satış ilanının usulüne uygun düzenlendiği, elektronik ortamda ilanın yapıldığı, ilanların satış kararına uygun yapıldığı, ihale bedelinin yasal şartları taşıdığı gerekçesiyle 4 nolu bağımsız bölüm yönünden şikayetin reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında şikayetçinin para cezasıyla cezalandırılmasına, 6 nolu bağımsız bölüm yönünden şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddi ile bu taşınmaz yönünden para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla ve ayrıca ihalelere saatinde başlanılmadığını belirterek resen dikkate alınacak hususlarla ihalelerin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; PTT A.Ş. Elektronik Posta Daire Başkanlığının ilk derece mahkemesine gönderdiği yazıda, şikayetçi şirketin yetkilisi tarafından aktivasyon işleminin gerçekleştirilmemesi nedeniyle UETS adresinin e-tebliğ işlemine elverişli olmadığının belirtildiği anlaşıldığından bu hususa ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği, dava konusu taşınmazlardan 2144 Ada 2 Parsel 6 Nolu Bağımsız Bölüme 260.000,00 TL değer takdir edildiği, kıymet takdir raporunun şikayetçiye 25.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçinin kıymet takdirine itiraz etmediği, bu şekilde kıymet takdirinin kesinleştiği ve taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde bir fiyat olan 275.000,00 TL bedelle ihale edildiği, bu taşınmaz yönünden hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu,
Satışa hazırlık işlemleri, en geç satış ilanının tebliğ edilmesiyle öğrenilmiş kabul edileceği, öğrenme tarihinden itibaren yasal 7 günlük sürede satışa hazırlık işlemlerindeki usulsüzlüklerin şikayet edilmesi gerektiği, aksi takdirde satışa hazırlık işlemlerinde usulsüzlük bulunduğu ileri sürülerek ihalenin feshine karar verilmesinin istenilemeyeceği, satış ilanı tebliğ tarihine göre yasal 7 günlük sürede satışa hazırlık işlemlerinde usulsüzlük bulunduğunu belirterek şikayette bulunulmadığından hazırlık işlemlerinin kesinleştiği, satışa hazırlık işlemlerinden olan taşınmazın son imar durumunun sorulmadığı iddiasına ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, ayrıca istinaf dilekçesinde ihaleye saatinde başlanmadığı ileri sürülmüş ise de, satış ilanında belirtilen saatte ihaleye başlandığı, ihalenin belirlenen saatten daha uzun sürmesinin ise fesih sebebi olmadığı 2144 Ada 2 Parsel 4 Nolu Bağımsız Bölüm yönünden re’sen yapılan incelemede de, kıymet takdirine itiraz davasında yapılan keşif tarihi ile ihale tarihi arasındaki sürenin 2 yıldan az olduğu, ilanların İİK’nun 126. maddesindeki sürelere uyularak yapıldığı, elektronik ortamda ilanın yapıldığı, ihalenin satış ilanında belirtilen yer, gün ve saatte yapıldığı, ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin %50 si ile satış ve paylaştırma giderlerini karşıladığı, şikayetin süresinde mahkemeye bildirildiği, yargılama aşamasında taraf teşkilinin sağlandığı, kamu düzenine aykırılığın bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … İcra Müdürlüğü’nün 2020/300 talimat sayılı dosyadan 21.10.2021 tarihinde satışı yapılan 2144 Ada 2 Parsel 1. Kat 4 Nolu bağımsız bölüm ile 2. Kat 6 nolu bağımsız bölümlere ilişkin ihalelerin feshi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 134 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’ sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
” İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı
ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine 4 nolu bağımsız bölüm ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacaktır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 nolu taşınmaz yönünden para cezasına ilişkin 2. paragrafında yer alan “%10’u oranında” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “%5’i oranında ” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.