YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8494
KARAR NO : 2023/30
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/413 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2022/1267 Esas, 2022/1369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz istemi,
1. Tasarlama hükümlerinin uygulanması gerektiği,
2. Teşebbüs nedeniyle eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi,
1. Sanık lehine olan delillerin toplanmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu,
2. Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği,
3. Sanığın lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın amca çocukları oldukları, sanığın eşinin kendisini katılan ile aldattığını düşündüğü, olaydan önce sanık ile eşinin boşandığı, olay günü katılanın kıraathanede oyun oynadığı sırada, sanığın kıraathaneye geldiği, taraflar arasında herhangi bir diyalog yaşanmadan sanığın katılanın bulunduğu masaya yaklaşarak yakın mesafeden katılanın bel kısmından yukarıya göğüs bölgesine tabanca ile 2 kez ateş ettiği, mermilerden birinin katılanın göğsüne birinin ise sol koluna girdiği, katılanın
olayın şoku ile kendisini yere attığı, sürünerek çay ocağının bulunduğu kısma doğru kaçmaya çalıştığı, silahın tutukluk yapması üzerine sanığın doldur boşalt yaparak mermiyi silahın ağzına verdiği, bu esnada tanık …’ın sanığı tutarak kıraathane dışına çıkarmaya çalıştığı, tanık …’ın kapıyı açmak için bir elini sanıktan çektiğinde sanığın 2 el daha katılana doğru “Sen ölmedin mi?” diyerek ateş ettiği anlaşılmıştır.
2. Katılandaki yaralanmalara ilişkin
a) 17.04.2019 tarihli 951 sayılı Genel Adlî Muayyene raporunda; göğüste 2 adet, sol ön kolda 1 adet kurşun girişi tespit edildiği, hayati tehlikesi bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
b) Aksaray Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 14.11.2019 tarihli 2019/799 sayılı ve Aksaray Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 06.07.2021 tarihli raporlarında katılanın göğüs bölgesinde 2 adet, sol kolunda 1 adet ateşli silah giriş yarası tespit edildiği, katılandaki 3 adet ateşli silah yaralanmasının yumuşak doku ve sinir yaralanmasına sebeb olduğu, yaralanmalarının ayrı ayrı tek başına yaşamını tehlike sokmadığı, kemik temasına yol açan yaralanmasının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2). derecede olduğu, duyulardan ve organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olmadığının bildirildiği görülmüştür.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
4. Tanık … ve katılanın aşamalardaki beyanları uyumludur.
5. Sanığın eşi Haice Uğurlu talimatla alınan 10.07.2020 tarihli beyanında katılanla arasında bir ilişki bulunmadığını belirtmiştir.
6. Olay yerinde 3 adet kovan ve 1 adet fişek bulunduğuna dair 16.04.2019 tarihli 2019/34 sayılı Olay yeri inceleme raporu, sanık da atış artıkları bulunduğuna dair 17.04.2019 tarihli 2019/002456-1 sayılı uzmanlık raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
8. Sanık ve eşinin anlaşmalı olarak boşandığına dair Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 02/01/2020 tarihli ve 2019/565 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararı ve buna ilişkin kesinleşmiş şerhi dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız Tahrik
Sanık müdafii sanığın eşi …’nin sanığı katılan ile aldattığından bahisle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını istemişse de Mahkemece “Her ne kadar sanık, eşi …’nin kendisini katılanla aldattığı iddiasında ve bu durumu 2017 yılı 9. ayında öğrendiğini iddia etmişse de,
sanık tarafından eşi … aleyhine açılan boşanma davasının dava tarihinin 25/12/2017 olduğu, boşanma dava dilekçesinde bu şekilde bir suçlamasının olmadığı, davayı takip etmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/565 Esas 2020/3 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde Davacısının … …., Davalısının … olduğu, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile anlaşmalı olarak boşandıkları, kararın istinaf edilmeden 20/01/2020 tarihinde kesinleştiği, sanığın olay tarihine kadar herhangi bir girişiminin olmadığı, sanığın iddiasının eski eşi … tarafından da yalanlandığı, olayda aldatma olgusunun bulunmadığı, sanığın kendi kurgusu sonucu katılanı öldürmeye teşebbüs ettiği, dosya kapsamında sanık açısından uygulanabilir katılan tarafından haksız tahrik nedeni bulunmadığı,” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Eksik İnceleme
Sanık müdafii sanık hakkında olaya ilişkin ve esasa etkili olan kamera görüntüleri delilinin toplanmadığı, lehe olan deliller toplanmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu ileri sürmüşse de tanık N.Y., H.G., ve katılanın soruşturma aşamasında tespit olunan beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, tanıkların ve katılanın, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini ve sanığın kahvehaneye girerek katılana ateş ettiğini açık bir şekilde beyan ettikleri, katılandaki meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyetine yeter derecede delilinin dosyada bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümler
Sanık müdafiinin sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığını ileri sürmüşse de;
a) Seçenek yaptırımlar yönünden;
5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Erteleme yönünden;
5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
c) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olması karşısında bu cezaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Takdiri İndirim Sebebi
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın miktarı karşısında, sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gereken tek lehe hükmün, 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu, Mahkemece de sanık lehine takdiri indirim sebebini uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Tasarlama
Sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında katılanı kahvede görmesi üzerine sinilenerek ateş ettiğini belirttiği, sanığın suç işleme kararını önceden verdiğine, karardan sonra soğuk kanlılığa ulaşacak derecede zamanın geçmesine rağmen kararında sebat gösterdiğine dair plan yaptığına dair sanığın savunmasının aksini ispata yarar herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı, sanık hakkında tasarlama şartlarının oluştuğunun şüpheye yer veremeyecek şekilde, kesin ve net olarak tespit edilemediği anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığının kabulü ile buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Teşebbüs
Katılandaki yaralanmaları konusunda alınan raporlarda belirtildiği üzere katılanın göğüs bölgesinde 2 adet, sol kolunda 1 adet ateşli silah giriş yarası tespit edildiği, katılandaki 3 adet ateşli silah yaralanmasının yumuşak doku ve sinir yaralanmasına sebep olduğu, yaralanmalarının ayrı ayrı tek başına yaşamını tehlike sokmadığı, kemik temasına yol açan yaralanmasının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2).derecede olduğu, duyulardan ve organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde
bulundurularak 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği 10 yıl hapis cezasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2022/1267 Esas, 2022/1369 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı
Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.