Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28075 E. 2023/37 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28075
KARAR NO : 2023/37
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği, temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir
Tebliğnamede karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi, tanık …’nün katılanın çalışanı olması sebebiyle yanlı olabileceğine ilişkin kanaatin hukuka aykırı olduğu, iş mahkemesi tarafından herhangi bir tutanak tutulmaması ve adliye koridorunu gösteren kamera görüntülerinde herhangi bir olumsuz durumun tespit edilememiş olması hususlarının suça konu olayın duruşma sonrası adliye koridorunda ve söz ile gerçekleşmesi sebepleriyle sanığın suçluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ayrıca tanık …’nin sanığın tanık …’ye yönelik sözleri dışında katılana yönelik başkaca bir söz söylememiş olduğunu beyan etmesine karşın bizzat sanığın, katılana, eşini değil kendisini aramasını söylediğini beyan etmesi karşısında tanık …’nin çelişkili beyanları yerine tanık …’nün istikrarlı ve tutarlı beyanlarına itibar edilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Taraflar arasında görülmekte olan bir iş davasına ilişkin duruşma sonrası adliye koridorunda sanığın tanık …’ye yönelik “neden yalan söylüyorsun” dediği, araya giren katılana yönelik ise “sen adam değilsin, it, köpek, seni bitireceğim, seninle görüşeceğiz” sözleri ile tehdit ve hakaret eylemlerini gerçekleştirdiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında beraat kararı verilmiş olmakla tebliğnamedeki basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. … İş Mahkemesinin taraflar arasında meydana geldiği iddia edilen tehdit ve hakaret olayına ilişkin herhangi bir tutanağın tutulmadığına dair 25.11.2015 tarihli yazısı ve olay anında adliye koridorunu gösteren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin suça konu bir kayıt bulunmadığının bildirildiği 10.06.2015 tarihli CD izleme tutanağı içeriği ile desteklenen tanık …’nin, sanığın katılana yönelik herhangi bir tehdit veya hakaret içerikli söz sarf etmediğine ilişkin beyanlarının, katılanın yanında çalışması sebebiyle tanık …’nün beyanlarına üstün tutularak sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.