YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27902
KARAR NO : 2023/9
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında … Sulh Ceza Mahkemesinin 14.06.2012 tarih, 2012/50 Esas, 2012/1036 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukların uygulanmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 17.07.2012 tarihinde kesinleşmiş. Sanık denetim süresi içerisinde, … (…) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.11.2015 tarih, 2015/429 Esas, 2015/922 Karar sayılı ilamıyla, 29.03.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılamada yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukların uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi olay tarihinde kayın validesi olan mağdur … ile aralarında sorun bulunduğunu ancak sonradan barıştıklarını ve mağdurun şikayetinden vazgeçtiğini, mağdura attığı mesajlarda yazan sözlerde tehdit kastının olmadığını bu nedenle atılı suçtan hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eşi olan … ile aralarında geçen tartışma sonrası, eşinin annesi mağdur …’nun yanına taşınmasına sinirlenmesi nedeniyle kullanmakta olduğu telefondan mağdurun kullandığı telefona suç tarihinde “Kaynana k.ç.na. Kınaları yaktın mı istediğin oldu kızını benden ayırmaya başardın neden hala kızının eşyalarını toplarlatmıyorsun boşanma davasını da benden beklemeyin kızın nasıl s.ktirolup gittiyse aynı şekilde siz gidip açın nasılsa biraraya gelsekte sen gebermeden biz huzur bulamayız onun için kızın senin olsun beni istemeyeni ben hiç istemem.” 28/10/2011 tarihinde saat 22:14’de “Ulan kansızlar sanki arayıp sizin halinin mi soracağım eğer o çocuk benimse vede oradaysa bu telefonları açacaksınız beni daha kötü konuşturmada açın şunu.” yazan mesajlar gönderdiği, mesaj tespit tutanağı, mağdurun aşamalardaki iddiası ve sanığın ikrarı ile Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın gönderdiği mesajda mağdura yönelik olarak söylediği “… bir araya gelsekte sen gebermeden biz huzur bulamayız” şeklindeki sözler nedeniyle tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sözlerin tehdit kastı taşımadığı, beddua niteliğinde olduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması, sanığın temyiz gerekçesine uygun olarak, hukuka aykırı görülmüştür.
2. Kabule göre de, 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
3. Uzlaşmanın sağlanmaması durumunda ise, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.