YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/37
KARAR NO : 2023/392
KARAR TARİHİ : 02.02.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1632 E., 2021/842 K.
DAVA TARİHİ : 18.12.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/237 E., 2019/74 K.
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin 06.12.2004 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, kararın müvekkiline 24.01.2017 tarihinde bildirildiğini, kararın ana sözleşmeye, usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca usulüne uygun noter aracılığı ile ihtar yapılmaksızın kooperatif üyeliğinden ihraç kararı verilemeyeceğini, ihraç kararından önce eksikliğin giderilmesi ve parasal yükümlülükler için süre verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ihraç tarihinden bu yana aidat yükümlülüğü bulunan kooperatife aidat ödemediği, kooperatife uzun süre uğramadığını, davacıya ödeme de yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının almış olduğu ödeme ile ortaklıktan çıkartılma kararından haberdar olduğu, ancak uzun süre aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, aidat borcunun olup olmadığını takip etmemesi ile ortaklık şartlarından olan araç kaydının bulunmasına ilişkin şartı taşımaması nazara alındığında, davacının ortaklıktan zımmen çıkma iradesine sahip olduğu ve eylemleri ile bu iradesini gösterdiği, dolayısıyla işbu davanın açılmasının TMK 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralına aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının kötü niyetli olduğunu, ortaklıktan çıkarma kararı verilmesi sırasında müvekkilin adına kayıtlı kamyon olduğunu, 2009 yılında anılan kamyonun terkin edildiğini, müvekkilinin 2009 yılına kadar ortaklık amacına uygun kamyon bulundurduğunu, yapılandırma yaptığı ve şoförler odasına kayıtlı olduğunun sabit olduğunu ancak kayıtların tutulmamasından kaynaklanan eksikliğin müvekkiline yüklendiğini, davalı kooperatifin ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin yönetim kurulu kararının ana sözleşmeye, usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca usulüne uygun noter aracılığı ile ihtar yapılmaksızın kooperatif üyeliğinden ihraç kararı verilemeyeceğini, verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin, davacı hakkında 06/12/2004 tarihinde ortaklıktan çıkarma kararı verdiği, işbu davanın ise 18/12/2017 tarihinde açıldığı, davacının çıkarma kararı verildiği tarihten bu yana aidat yükümlülüğü bulunan kooperatife aidat ödemediği, kooperatife uzun süre uğramadığı, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmediği anlaşıldığından davacının ihraç kararını zımnen kabul ettiği, üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği ve ortaklıktan çıkma iradesini bu şekilde ortaya koyduğu, yine davacının davalı kooperatife 24/01/2017 tarihli dilekçesiyle başvurup çıkma payı talebinde bulunduğu ve davalı tarafından davacıya 24/01/2017 tarihli para alındı makbuzu ile 866,00 TL ödendiği, ilk derece mahkemesince davanın TMK’nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırılık sebebiyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, ortaklıktan çıkartılma kararı noter vasıtasıyla yapılmadığından davalının kötü niyetli olduğunu, motorlu aracı olmasına rağmen ihraç işlemi yapıldığını, 2009 yılına kadar aracının bulunduğunu, değişen Yargıtay içtihadına dayanarak TMK’nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kuralı nedeniyle davanın reddinin anayasal hakları ihlal ettiğini, ortak olma nitelik ve şartları anlaşılabilir bir şekilde eksikliğin giderilmesi için öncelikle uygun süreyi içerir ihtar yapmadan, 2004 yılındaki ortaklık payını müvekkile 2017 yılında faizsiz ödemesinin, ayrıca aidat borcunu ortaklıktan hakkından düşmesinin, bugüne kadar aidat borcuna ilişkin bir bildirim yapılmamış olmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Kooperatifler Kanunu 16.madde, Türk Medeni Kanunu’nun 2 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi