YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2998
KARAR NO : 2006/5021
KARAR TARİHİ : 05.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’nın sevk ve idaresindeki… …… … plakalı aracıyla müvekkiline ait … …… … plakalı aracına çarptığını belirterek 2.000.00 YTL’sı hasar bedelinin olay tarihinden 100 YTL araç mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, aracın maliki ve işleteni olduklarını, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 2.090,000 YTL’si tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2-Davalı tanıkları ile davacının önünde seyreden araç sürücüleri Yıldırım Doğanay ve Hacı Mustafa Acar davacı …’ın zincirleme kazada önünde seyreden araca arkadan
çarptığın ve davalı aracının da arkadan davacıya çarptığını ifade etmişlerdir. Olayın bu oluş şekline göre davalının davacı aracının ön kısmında meydana gelen hasarlardan sorumlu tutulmaması gerekir. Bu olgu dikkate alınmaksızın davacının aracında meydana gelen tüm hasardan davalının sorumlu tutulması doğru değildir. Bu hususlar göz önünde bulundurularak bilirkişiden alınacak raporla davacı zararı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 5.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.