YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1688
KARAR NO : 2023/406
KARAR TARİHİ : 02.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/153 E., 2021/173 K.
DAVA TARİHİ : 31.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, Merkez ilçesi, … mahallesinde bulunan mülkiyeti davalıya ait 4001 ada, 9 parsel üzerindeki 32 daireden oluşan binanın mimari projesini ve statik projesini yaptığını, ancak bedelinin ödenmediğini, … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2018/278 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, dava dışı … Mim. Müh. İnş…. San. Tic. Ltd. Şti. ile arsa sahibi müvekkili arasında yapıldığını, söz konusu sözleşmeden de anlaşılacağı üzere yapım işini üstlenen yüklenici firmanın yapım ruhsatı almakla yükümlü olduğunu, dolayısıyla bu davanın yükleniciye yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına rağmen ilgili belediyeden getirtilen projelerden söz konusu hizmetin davacı tarafça davalıya sunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü
ile takibe yapılan itirazın 72.659,50 TL üzerinden iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 2020/29 Esas, 2020/46 Karar ve 06.02.2020 tarihli kararı ile; arsa sahibi ile yüklenici arasında gerçekleştirilen kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı müddetçe “yapı ruhsatı alma, yapı denetim borcu, arsanın inşaat yapılabilir ayıpsız teslim borcu” arsa sahibine ait olup mimari proje ve statik proje çizdirilmesi işlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gereken işlerden olduğu, davalı ile dava dışı yüklenici firma arasında sözleşmede bu yükümlülüğün yükleniciye devredildiğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, sözleşmenin 5. maddesinin de davalıya ait olan bu yükümlülüğün dava dışı yükleniciye devri olarak değerlendirilemeyeceği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 16.02.2021 tarih ve 2020/1572 Esas, 2021/264 Karar sayılı ilamı ile; davalı arsa sahibi ile ihbar olunan yüklenici arasında 4101 ada 9 parselde inşa edilecek olan binaların yapımı hususunda 20.08.2015 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesinde “binayla ilgili SGK, Bağkur, Vergi Dairesi, Maliye, Belediye ve bilumum resmi giderlerin müteahhide ait olacağının” düzenlendiği, bu maddeden sözleşmede inşaatla ilgili tüm giderlerin yüklenici şirket tarafından karşılanacağının kabul edildiğinin anlaşılmasına ve davacı ile davalı arsa sahibi arasında projelerin yapımı için akdi ilişkinin kurulduğunun davacı tarafça kanıtlanamamış olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozmaya uyularak bozma gerekçesinde belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Mimari ve statik projenin davacı tarafça hazırlandığını, eser sözleşmesinin yazılı yapılması zorunluluğu olmadığını, davalı ile sözlü olarak anlaştıklarını belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İlk Derece Mahkemesinin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak bozma kararında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olup, davacının temyizde ileri sürdüğü sebepler bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş ve davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. İş bu nedenle davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.