Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/500 E. 2023/637 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/500
KARAR NO : 2023/637
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2726 E., 2021/1439 K.
DAVA TARİHİ : 29.07.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/766 E., 2018/518 K.

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı tarafın duruşma isteğinin mahiyet itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı … Mimarlık A.Ş.’ye yaptığı demir satışına karşılık aldığı çeklerin tahsil edilememesi üzerine takip başlatılığı, takibin kesinleşmesi üzerine borçlu şirketin, davalı şirket nezdindeki alacağı için 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinin kesinleştiğini, ancak davalı şirketin tebligatın geçerisizliği iddiası ile icra hukuk mahkemesinde dava açtığını, davanın da reddedilerek kesinleştiğini, müflis şirketten olan alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığını, haciz ihbarnamelerine dayalı olarak kayıt kabul talebinde bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK. 89. maddesi çerçevesinde gönderilen haciz ihbarnameleri de 3. kişiye karşı yapılan dolaylı bir icra takip işlemi olduğu, buna göre davacı tarafından İstanbul 1. İcra Dairesinin 2009/6969 E. sayılı dosyasından 3. kişi konumunda bulunan davalı şirkete gönderilen ve kesinleşmiş olan haciz ihbarnamelerinin davalıya karşı yapılan takip işlemi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davalı şirket hakkında 11.07.2013 tarihinde iflas kararı verildiğinden İİK. 193. maddesi uyarınca iflasın açılması ile borçlu aleyhinde yapılan takiplerin duracağı, iflas kararının kesinleşmesiyle de takiplerin düşeceği, davalı şirket hakkında verilen iflas kararı kesinleştiğinden davalı şirkete anılan icra dosyasından gönderilen haciz ihbarnamelerinin de düştüğünün kabul edilmesi gerektiği, takipler düştüğünden haciz ihbarnamelerine konu olan alacağın davalı şirketin iflas masasına kaydının mümkün olmadığı, her ne kadar dosyada mevcut olan bilirkişi raporunda somut olay bakımından tüzel kişilik perdesinin kaldırılması olgusu tartışılmış ise de, HMK. hükümlerine göre davada dayanılan nedenlere göre yargılamanın yürütülmesinin mümkün olduğu, davacının iktisadi anlamda tek bir şirket gibi hareket ettiklerini ileri sürerek dava dışı şirketten olan alacağının müflis şirketten talep etmediği, bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, bir an için somut olay bakımından tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin gündeme gelebileceği kabul edilse dahi perdenin kaldırılması müessesesinin koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalının iflasının kesinleşmesiyle takiplerin düşmüş olmasının akdi temeli olan müvekkili alacağını ortadan kaldırmayacağını, bilirkişi raporunda ticari defter kayıtları kapsamımda alacaklarının varlığının tespit edildiğini, bilirkişilerin dava dışı … Mimarlık A.Ş.’nin ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiğini, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinde görülüp müvekkili lehine sonuçlanarak kesinleşen 2013/510 E., 2014/838 K. sayılı kararın yerel mahkemenin kararlarında değerlendirilmediğini, borçlu şirket ile davalı müflis şirket arasında organik bağ bulunduğunu, dosyaya sunulan hukuki mütalaadaki tespitlerin değerlendirilmediğini, perdenin aralanması ilkesi gereğince davalının borçtan sorumlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın İİK’nun 89. maddesi kapsamında davalı müflis şirket nezdinde de gerçekleştiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararının isabetli olmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Bölge adliye mahkemesi kararının hiçbir gerekçe içermediğini, davacı tarafından alacağa dayanak olan haciz ihbarnamelerinin iflas ile birlikte düştüğünü, davalı şirket ile davacı arasında hiçbir ilişki olmadığını ve borcu olmadığını ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, alacağın iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 235. maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacı şirket alacağının İİK’nın 89. maddesi kapsamında davalı müflis şirket nezdinde gerçekleştiği dikkate alınarak temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.