Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31158 E. 2023/3790 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31158
KARAR NO : 2023/3790
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık ile katılan sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazın, merciince reddedildiği ve bu karara yönelik herhangi bir temyiz isteği bulunmadığı anlaşılmakla, temyizin kapsamının sanık … ve katılan sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 Tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/725 Karar Sayılı Kararıyla,
1. Katılan sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci cümlesi ve 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ceza vermekten vazgeçilmesine,
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ceza vermekten vazgeçilmesine,
Kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık vekilinin temyiz isteğinin, sanık …’ın cezalandırılması, katılan sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve katılan lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Aynı iş yerinde çalışan taraflar arasında zaman zaman ihtilaf yaşandığı, sanık …’ın icra dairesinde katılan sanık …’e “Gerizekalı, mal mısın, öküzsün.” diyerek hakaret ettiği, aynı ay içerisinde taraflar arasında büroda çıkan tartışmada ise sanık …’ın “Malsın, aptalsın, o..” diyerek katılana hakaret ettiği, katılan sanık …’in de sinkaflı sözlerle ve “Ağzına s…” diyerek karşılık verdiğinden bahisle açılan davalara ilişkin Mahkemece hakaret suçunun karşılıklı işlendiğinin kabulüyle sanıklar hakkında ceza vermekten vazgeçilmesine hükmedilmiştir.
2. Sanık … savunmasında, kavga ettiklerinin doğru olduğunu, katılan sanığın ağır şekilde küfür ettiğini belirtmiştir.
3. Katılan sanık … beyanında, aralarında kavga yaşandığını belirtmiştir.
4. Tanıklar … ve … anlatımlarında, tarafların karşılıklı hakaret ettiklerine yönelik beyanda bulunmuşlardır.
5. İcra dairesinde çalışan tanık …, iddianamede geçen söz konusu olaylara şahit olmadığını ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanık Müdafiinin Eylemin Subutuna İlişkin Temyizi Yönünden
Aralarında önceye dayalı husumet bulunan tarafların anlatımları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, hakaret suçunun karşılıklı işlendiğine ilişkin Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Vesaire Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde, herhangi bir ceza belirlemeden, doğrudan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ” dışında usul ve yasaya aykırılık görülmeyerek, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme İlişkin
1. Katılan Vekilinin Eylemin Subutuna İlişkin Temyizi Yönünden
Aralarında önceye dayalı husumet bulunan tarafların anlatımları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, hakaret suçunun karşılıklı işlendiğine ilişkin Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Katılan Vekilinin Vekalet ücretine Yönelik Temyizi ile Vesaire Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “Hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde, herhangi bir ceza belirlemeden, doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 328 inci maddesinin birinci fıkrasındaki karşılıklı hakaret hallerinde taraflardan biri veya her ikisi hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin, bunlardan birinin veya her ikisinin yargılama giderlerini karşılamaya engel olmayacağı şeklindeki düzenleme gereğince, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi.” dışında usul ve yasaya aykırılık görülmeyerek, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinin (2) numaralı kısmında açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından ceza tayinine ilişkin birinci ve ikinci parağrafların çıkarılması, hüküm fıkrasının üçüncü parağrafında yer alan “TCK’nın 129/3 maddesi gereğince ceza vermekten vazgeçilmesine.” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinin (2) numaralı kısmında açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından ceza tayinine ilişkin birinci ve ikinci parağrafları çıkarılması, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan “TCK’nın 129/3 maddesi gereğince ceza vermekten vazgeçilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı” ibaresinin eklenmesi ve bu parağraftan sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına “katılan … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci cümlesi uyarınca 1.500 TL vekâlet ücretinin sanık …’tan alınarak katılana verilmesine” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.