YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5144
KARAR NO : 2007/4969
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 133 ada 37 parsel sayılı 5884.40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hibe, ifraz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içerisinde taşınmazın kamu orta malı olduğu iddiasına dayanak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına oluştuğu kabul edilerek Hazine’nin davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parselin doğu ve batı sınırı mera olarak sınırlandırılan 133 ada 54 sayılı parsel ile çevrili olup, taşınmaza kadastro çalışmaları sırasında uygulanan davalı vergi kaydının doğusu tepecik, batısı kır, kuzeyi dere ve güneyi yol okumaktadır. Bu hudutların her yere uyabilecek hudutlar olduğu açıktır. Ayrıca mera olarak sınırlandırılan 54 sayılı parselin davalı olduğu tutanağında belirtilmiş ve bu parsel içerisindeki bir kısım parsellerinde davalı oldukları anlaşılmaktadır. Bu nedenle öncelikle mera parseli olan 133 ada 54 sayılı parsele komşu ve davalı olan tüm parseller belirlenmeli ve dava konusu parsel ile birlikte davalı olan parsellerin dava dosyaları 133 ada 54 parsele ilişkin dava dosyası ile birleştirilmeli, davalının dayandığı vergi kaydının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, davalı parselleri dıştan çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanakları celp edildikten sonra mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davalının dayandığı vergi kaydının taşınmaza ait olup olmadığı, taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliği hususunda kapsamlı rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir kroki ve rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.