YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8257
KARAR NO : 2023/340
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 tarih 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMK’nin 232/6 ncı maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanık …’e gerekçeli karar, 02.10.2019 tarihinde tebliğ edilirken CMK’nin 35/3 üncü maddesi uyarınca görevli tarafından karar okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmediğinden sanığın temyizinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Urla Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2012/520 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Urla Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2012/520 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2017/945 Esas, 2017/8082 Karar sayılı ilamıyla; “..Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu.. ” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2017/268 Esas, 2017/689 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; uzlaştırma raporunun kendisine tebliğ edilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, … unlu mamülleri isimli … yeri sahibi olan katılan …’yı gizli numaradan arayıp bir damacana su ve iki adet iki litrelik … yağı siparişi vererek 200,00 TL parasının olduğunu, siparişlerle birlikte para üstünü … … isimli … yerine getirmesini istediği, işyerinde katılana yardımcı olan tanık …’ın, para üstü olan 170,50 TL ile birlikte siparişleri götürmek üzere … yerinden ayrıldığı, sanığın 200,00 TL parayı getireceğini söyleyerek, para üstü olan 170,50 TL yi mağdurdan alarak ortadan kaybolduğu anlaşılmıştır.
2. Tanık …, kendisini dolandıran şahsın sanık … olduğunu fotoğraf teşhis tutanağı ile kesin olarak teşhis etmiştir.
3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar sanık alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan … ve tanık …’ın aşamalarda değişmeyen beyanı, tanık …’ın sanığı kesin olarak teşhis etmesi, tanığın sanığa iftira atmasını gerektirecek dosya kapsamında bir neden de tespit edilemediği anlaşılmakla, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, böylece sanığın olay tarihinde katılanı hileli davranışlarla aldatıp katılanın 170,50 TL parasını almak suretiyle kendisine yarar sağladığı, sanığa yapılan uzlaştırma teklifinin uzlaştırma bürosu aracılığıyla yapılması gerekirken … aracılığıyla yapılması sebebiyle sanığa yapılan tebligat usulsüz ise de katılan … uzlaştırma teklifini kabul etmediğinden uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın tekerrüre esas alınan Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/659 Esas ve 2009/602 Karar sayılı ilamına konu TCK’nın 157/1 inci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bu ilam veya diğer adli sicil kayıtları esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işleklerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/268 Esas, 2017/689 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2017/268 Esas, 2017/689 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 inci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve 500,00 TL adli para cezası ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5 gün” ve “4 gün” “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.