Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12953 E. 2023/391 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12953
KARAR NO : 2023/391
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre 1 hafta olduğu, ancak hükümde temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle sanığın ve eşinin yanıltıldığı anlaşıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2013 tarihli ve 2011/1626 Esas, 2013/198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2013 tarihli ve 2011/1626 Esas, 2013/198 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/21975 Esas, 2015/849 Karar sayılı kararı ile “suçun işlenmesinde, Trafik Tescil Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan trafik tescil belgesi ve plakanın sahte olarak kullanılması nedeniyle, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmolunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2015/405 Esas, 2017/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen kanunî süreden sonra öne sürülmesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine, sanığın eşinin temyiz istemi yönünden ise yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği almış olduğu cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.
Sanığın eşinin temyiz isteği sanığın almış olduğu cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinde…plaka sayılı araçla katılanın çalıştığı benzin istasyonuna giderek 70,00 TL değerinde mazot aldığı, ödeme yapmak için verdiği kredi kartının limitinin yetersiz olması üzerine katılana “ruhsatım sizde kalsın, ben kısa süre içinde gelip borcumu ödeyeceğim ve ruhsatımı alacağım” diyerek kardeşine ait araç için düzenlenmiş sahte ruhsatı verip istasyondan ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık 29…..2017 tarihinde yakalama kararına istinaden alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir
3. Katılan sanığı usulüne uygun şekilde teşhis etmiştir.
4. … Polis Kriminal Laboratuvarı’nın 16.09.2010 tarihli raporunda;tetkik konusu belgelerin muhtemelen hakiki bir trafik tescil ve sigorta poliçesinden renkli fotokopi çekmek suretiyle husule getirilmiş olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olmadıkları belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanığın ikrar içeren savunması, katılan beyanı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamı içeriği birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Trafik Tescil Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olan trafik tescil belgesini sahte olarak kullanarak katılandan menfaat temin etmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından sanığın 18.10.2017 tarihinde öne sürdüğü temyiz isteminin kanunî süresinde olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve eşinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2015/405 Esas, 2017/136 Karar sayılı kararında sanık ve eşi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve eşinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

….02.2023 tarihinde karar verildi.