YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19310
KARAR NO : 2023/353
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ve 20,00 TL adli para cezası; görevi kötüye kullanma suçundan aynı Kanun’un 257 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
2-Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2019 tarihli ve 2015/245665 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireyi tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek süre tutum talebine ilişkindir. Gerekçeli kararın tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1…. Mobil … Hizmetleri A.Ş. vekilliğini yapan … sanık …’ın alacaklı müşteki şirket vekili sıfatıyla takip ettiği Kastamonu 1. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 4.603,88 TL, Kastamonu 2. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 105.274,30 TL, Kastamonu 3. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 64.547,38 TL olmak üzere toplam 174.425,56 TL’yi reddiyat makbuzları ile tahsil ettiği halde müşteki şirkete vermeyerek uhdesinde tuttuğu ve söz konusu icra takip dosyalarını bir yıl süre ile işlem yapmayarak İİK’nun 78 inci maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
2. Müşteki şirket soruşturma aşamasında zararının giderildiğini bildirerek, şikayetinden vazgeçmiştir.
3.Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 10/10/2013 tarih ve 68215580-101-05-37-6637-2013/33732/62681 sayılı yazıları ile soruşturma iznine olur verildiği; yine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.03.2014 tarih ve 68215580-101-05-37-6637- 2013/8272 sayılı kararı ile kovuşturma izni verildiği; İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2014 tarihli ve 2014/27 Esas ve 2014/18 Karar sayılı kararı ile Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde son kovuşturma açılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
4.Sanık savunmasında, o tarihlerde tahsilatların bürosunda çalışan kişiler tarafından yaptığını, işlerinin kötü gitmeye başladığını, çalışan elemanlarından bazılarının usulsüz işlemler yaptığını, işleri kötü gittiği için ödemeleri yapamadığını, daha sonra … (Vodafone) yönetimiyle anlaşma sağlandığını ve şikayetlerinden vazgeçildiğini, herhangi bir zarar oluşmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; “… Mobil … Hizmetleri A.Ş. vekilliğini yapan Av. …’ın alacaklı müşteki şirket vekili sıfatıyla takip ettiği Kastamonu 1. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 4.603,88 TL, Kastamonu 2. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 105.274,30 TL, Kastamonu 3. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 64.547,38 TL olmak üzere toplam 174.425,56 TL’yi reddiyat makbuzları ile tahsil ettiği halde müşteki şirkete vermeyerek uhdesinde tuttuğu, şikayet üzerine soruşturma aşamasında müşteki şirketin zararını giderdiği, söz konusu icra takip dosyalarını bir yıl süre ile işlem yapmayarak İcra-İflas Kanunu’nun 78. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından sanığın eylemlerine uyan TCK’nın 155/2, 168/1, 53 ve TCK’nın 257/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması” gerekçesiyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2 nci maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün soruşturma ve kovuşturma izni kararları içeriği incelendiğinde; … …’ın alacaklı müşteki şirket vekili sıfatıyla takip ettiği Kastamonu 1. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 4.603,88 TL, Kastamonu 2. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 105.274,30 TL, Kastamonu 3. İcra Müdürlüğünde bulunan takiplerden 64.547,38 TL olmak üzere toplam 174.425,56 TL’yi reddiyat makbuzları ile tahsil ettiği halde müşteki şirkete vermeyerek uhdesinde tuttuğu gerekçesiyle düzenlendiğinin anlaşıldığı, ancak İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2014 tarihli iddianamesinde bu eylemlere ek olarak soruşturma ve kovuşturma izninde yer almayan “incelenen icra takip dosyalarının son bir yıl içerisinde işlem yapılmamasından dolayı İİK ‘nun 78 inci Maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı” eyleminden dolayı da suçlandığı ve bu suretle görevini kötüye kullandığı iddia edilerek cezalandırılmasının istendiği, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2014 tarihli ve 2014/27 Esas, 2014/18 Karar sayılı son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararında da aynı hususun tekrarlandığının anlaşılması karşısında, bu eylemle ilgili soruşturma ve kovuşturma izni verilip verilmeyeceğinin ilgili merciden sorulduktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2.Kabule göre de; Sanığın icra takip dosyalarını bir yıl süre ile işlem yapmayarak İİK’nun 78 inci maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 257/2 nci maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuna uyduğu gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu TCK’nın 257/1 inci maddesine göre uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.