Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/42594 E. 2023/198 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/42594
KARAR NO : 2023/198
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.12.2012 tarihli ve 2011/775 Esas, 2012/3673 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan davada, sanıkların eylemlerin sübutu halinde TCK’nın 155 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma ihtimaline binaen CMK’nın 3 üncü, 4 üncü, 5 inci ve 5235 sayılı Kanunu’nun 11 inci maddesi gereğince … Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
2. … 12.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/79 Esas, 2013/688 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci maddeleri uyarınca 5 … hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların ertelenmelerine, 1 yıl süre ile denetim süresinin belirlenmesine ve denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmelerine karar verilmiştir.
3. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/79 Esas, 2013/688 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/10701 Esas, 2020/2067 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 12.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/216 Esas, 2020/374 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü,altıncı, yedinci ve sekizinci maddeleri uyarınca 5 … hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların ertelenmelerine, 1 yıl süre ile denetim süresinin belirlenmesine ve denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmelerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun vasfına (TCK …155/2 olur), erteleme hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … …’ in, “… Gemi acentasının” sahibi olan katılan …’ün yanında elaman olarak çalıştığı ve ayak işlerine baktığı, olay tarihinde katılanın müşterisi olan müşteki …’nun “… … 3” gemisine göndermek üzere arkadaşının çalışanı olan tanık … tarafından paket halinde gönderilen 80.000 USD parayı akrabası olan sanık … ile uhdesine geçirip, kaçarak birlikte harcadıkları anlaşılmaktadır.
2. Sanıklar aşamalarda, suçlamayı kabul ederek pişman oldukları yönünde savunmada bulunmuşlardır.
3. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmama hususunda bir ara karar verilmemiş; sanıklar uzlaşmak istediklerini beyan ettiklerinden, katılanın zararını gidermek için süre verilmiş, bir sonraki celsede katılan vekili zararlarının karşılanmadığı beyan edildiğinden yargılamaya son verilmiştir.
4. Mahkemece, sanıkların ikrarı, katılan beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, katılana “… …3” gemisine gönderilmek üzere teslim edilen parayı uhdelerine geçirip, harcadıkları kabul edilerek subüt bulan suçtan sanıkların mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.

III. GEREKÇE
1. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/10701 Esas, 2020/2067 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
2. Sanık …’in, katılanın yanında ayak işlerine bakan eleman olarak çalıştığı ve paranın sanığa görevi gereği teslim edilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanıkların iddianame konusu eylemleri gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
4. Mahkemece uyulmasına karar verilen, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/10701 Esas, 2020/2067 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere; “…sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu…“ gerektiği halde, bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
5. Sanıklara isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “güveni kötüye kullanma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı TCK’nın 51 nci maddesinde sadece hapis cezalarının ertelenebileceğinin, adli para cezalarının ertelenemeyeceğinin belirtilmesi karşısında, Mahkemece TCK’nın 51 nci maddesine aykırı olarak sanıklar hakkında verilen adli para cezalarının da ertelenmesine karar verilmesi,
b. Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28…..2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
c. Sanıkların mahkûmiyetine hükmedildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/216 Esas, 2020/374 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.