YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4703
KARAR NO : 2023/8630
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddeleri hükümlerine göre usulen mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatını kazanarak temyiz yetkisini elde etmemiş 23.09.2020 günlü oturumda sanıktan şikayetçi olmadığını ve katılma talebinin bulunmadığını belirten mağdur … vekilinin 5271 sayılı Yasa’nın 298/1. Maddesi uyarınca hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 35 inci madde gereğince iki kez cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/427 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/427 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2021/569 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2021/569 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli 2021/21647 Esas 2021/16011 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre: suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın gece vakti parkta oturmakta olan müştekilerin yanlarına giderek 5 TL para istediği müştekilerin paraları olmadığı yönündeki beyanları üzerine kızıp kendilerine … atarak bıçakla kovaladığı olayda: sanığın eylemi hakkında TCk’nın 149/1-a.h . 35. 53.58 maddeleri kapsamında mahkûmiyet hükmü verilmiş herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.
TCK’nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise: “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
TCK’nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Y.C.G.K.’nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere. 5237 sayılı TCK’nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup. suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
TCK’nın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup. TC Anayasasının 141/3. 5271 sayılı CMK’nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim. TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında
esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile
mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çfkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, müştekilerden 5 TL para para isteyen sânık hakkında paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarih ve 2021/517 Esas, 2022/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 150 nci maddenin ikinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca iki kez 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezanın 58 inci madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine cezanın kanuni sonucu olarak da hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Suçun yağma değil yaralama suçunu oluşturduğuna,
2.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna.
B. Mağdur … Vekilinin Temyiz Sebebi;
Cezada indirim yapılmasının kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın gece vakti parkta oturmakta olan mağdurların yanlarına giderek 5,00 TL para istediği mağdurların paraları olmadığı yönündeki beyanları üzerine kızıp kendilerine … atarak bıçakla kovaladığı kabul edilmiştir.
2. Dosya içerisinde 10.07.2020 tarihli yakalama tutanağı ve aynı tarihli teşhise yönelik tutanak mevcuttur.
3. Mağdurların aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.
4. Sanık savunmasında, mağdura vurduğunu ancak yağma suçunu işlemediğini beyan etmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur … Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik
Kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddeleri hükümlerine göre usulen mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatını kazanarak temyiz yetkisini elde etmemiş 23.09.2020 günlü oturumda sanıktan şikayetçi olmadığını ve katılma talebinin bulunmadığını belirten mağdur … vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1 inci maddesi uyarınca hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmaması sebebiyle reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Taleplerine Yönelik
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun ‘un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Sanığın, mağdurları … atıp cebir uyguladığı ve bıçakla kovalamak suretiyle tehdit edildiği, mağdurların beyanları, sanık savunması, yakalama ve teşhis tutanakları, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Mağdur … vekilinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birligiyle REDDİNE,
B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle … Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/517 Esas, 2022/82 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun ‘un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.