Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/11356 E. 2023/861 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11356
KARAR NO : 2023/861
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2011 tarihli ve 2011/24057 Soruşturma, 2011/9630 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.05.2012 tarihli ve 2011/807 Esas, 2012/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ele geçen sahte paranın müsaderesine ve karar kesinleştiğinde Merkez Bankasına gönderilmesine, aynı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.05.2012 tarihli ve 2011/807 Esas, 2012/540 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.05.2015 tarihli ve 2015/6360 Esas, 2015/16984 Karar sayılı kararı ile
“1- İddianame anlatımına ve dosya kapsamına göre sanığın piyasaya sahte para sürmek biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 197/1. madde ve fıkrasında yazılı suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları değerlendirme ve yargılama görevinin 5235 sayılı Yasanın 12. maddesine göre Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsiz Sulh Ceza Mahkemesinde yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıverme tarihine kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/217 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ele geçen sahte paranın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesi ile koleksiyona katılması amacıyla T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine, aynı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın bakkal işleteni …’ndan alışveriş yaparken verdiği 100,00 TL’lik banknotun sahte olduğu iddiasına ilişkindir.
2. Suçtan zarar gören … aşamalarda, sanığın araçla işyerinin önüne gelerek araç camından bir paket sigara ve dört adet bira istediğini, bozuk para olmadığını söyleyerek 100,00 TL para üstü getirmesini de söylediğini, istenilen ürünleri hazırlayıp araç camından uzattığını, 100,00 TL parayı alıp 80,75 TL para üstünü verdiğini, paranın sahte olduğunu anlayınca durması için seslendiğinde hızla uzaklaştığını ifade etmiştir.
3. 29.09.2011 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ile suçtan zarar gören … araç içerisinden sahte 100,00 TL’lik banknotu veren şahsın sanık olduğuna dair teşhiste bulunduğu belirlenmiştir.

4. T.C. … Denizli Şubesinin 19.01.2012 tarihli ve 37 sayılı Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki … ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
5. Sanık aşamalarda, suçtan zarar görene verdiği paranın sahte olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2011 tarihli ve 2011/27598 Soruşturma, 2011/10956 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2012 tarihli ve 2011/262 Esas, 2012/149 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/2571 Esas, 2014/4807 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, incelemeye konu dosyanın suç tarihinin de 29.09.2011 olduğunun anlaşılması karşısında, parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, sanığın mükerrer cezalandırılmasının önlenmesi bakımından sanık hakkında yukarıda yazılı dava dosyası ile aynı eylem nedeniyle hakkında yürütülmekte olan başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak söz konusu dosyalar da getirtilip incelenerek davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında dosya içerisine alınıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulmasından sonra hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı tespit edilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a) Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 04.05.2012 tarihli ilk hükümde mahkumiyetin 2 ay 15 … hapis cezası olduğu gözetilmeden, bozma kararından sonra kurulan hükümde 3 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasına hükmolunarak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,
b) Gerekçeli karar başlığında suç adının “Parada sahtecilik” yerine “Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma” olarak yazılması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/217 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.