Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15565 E. 2023/586 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15565
KARAR NO : 2023/586
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli ve 2015/2069 Soruşturma, 2015/1050 Esas, 2015/825 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/944 Esas, 2016/580 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suç için zorunlu müdafiinin gerekli olduğu, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, alınan beyanlar, toplanan deliller ve dosya kapsamı itibarıyla, sanık …’un diğer sanıkların beyanları ile de uyumlu olup aksi sabit olmayan ve hayatın olağan akışına da aykırı görülmeyen savunmaları da nazara alındığında, katılanın babası olan ve vefatından önce sanık …’ın yanında çalışan …’ün, kanser tedavisi görmek amacıyla …’e giderken sanık …’dan evindeki çiçekleri sulamasını istediği, sanığın da bu amaçla …’ın ev sahibinden evin anahtarını alarak …’ın isteği doğrultusunda evindeki çiçekleri suladığı, …’ın 23.05.2015 tarihinde vefat ettiğini öğrenen sanık …’ın, …’ın kızı olan ve mirasçısı olması nedeniyle vefat eden …’ın evindeki eşyalar üzerinde miras hakkı sahibi olan katılan ile telefonla görüştüğünde, katılanın rızası olmamasına ve … ilçesine geleceğini söylemesine rağmen, aksi sabit olmayan savunmasına göre bu durumdan haberdar olmayan sanık …’e, …’ın vasiyeti de olduğunu söyleyerek evin anahtarını vererek ihtiyacı olduğundan kullanması amacıyla gidip …’ın evindeki eşyaları almasını söylemek ve bu suretle …’in, …’ın evinde bulunan ve müştekinin miras hakkı sahibi olduğu eşyaları alıp götürmesini sağlamak suretiyle atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunmaları, ölen …’ün kardeşi olan ve tanık sıfatıyla dinlenen …’nın beyanları, aynı suçtan beraat eden diğer sanıklar … ve …’ın anlatımlarının sanığın ölenin vasiyetini gerçekleştirdiğini ve suça konu eşyaları ihtiyacı olan beraat eden sanıklara verdiği savunmasını doğrulaması, sanığın kendi beyanına göre ölenin kendisine borcu olmasına rağmen suça konu eşyaları kendisinin almaması, katılana iade edilen ev eşyaları dışında evde para ve ziynet eşyası olduğuna dair bir şüphe olması ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın hırsızlık kastıyla hareket ettiğinin tam olarak tespit edilememesi, bu yönde sanık lehine bir şüphe olması, şüpheden de sanığın yararlanmasının gerekmesi nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/944 Esas, 2016/580 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.