Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19602 E. 2023/664 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19602
KARAR NO : 2023/664
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, katılana iftira ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c), (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun sabit olduğuna dairdir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın vekili aracılığı ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek, katılan hakkında resmi belgede sahtecilik yaptığını beyan etmek suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık vekilince sunulan 04.05.2015 tarihli dilekçede, “… Müştekinin şüpheliye böyle bir borcu yoktur. … isimli şahsı hayatında hiç görmemiştir. … imza müştekinin imzasına benzemekte ise de … bu senetteki imza müştekiye ait değildir. Müşteki … … Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ firmasından düzenli olarak yem almaktadır. 02.09.2012 tarih 973304 nolu fatura ile de yine bu firmadan 7.390,00 TL bedelli yem almıştır. … bedeli vaktinde ödenmiş, … firması ile hesap kapanmıştır. … bu faturayı kullanmak suretiyle sahte senet düzenlediğini düşünüyoruz. … ” şeklinde ibareler yer almaktadır.
3. Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2015/2182 Esas sayılı dosyasına dair evrak incelendiğinde, alacaklısı katılan, borçlusu sanık olan, 02.09.2012 düzenleme tarihli, 20.10.2012 ödeme tarihli 7.390,00 TL bedelli bono sebebi ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı, bahse konu senedin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2015/1621 sırasında kayıtlı olduğu görülmüştür.
4. Sanık müdafi tarafından sunulan …-… Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. antetli sevk irsaliyesi fotokopisinde, “şoförün dikkatine, teslim … kişiye ad-soyad yazdırarak imzalatınız” ibarelerinin yer aldığı, aynı firma tarafından bu irsaliye ekinde 02.09.2012 tarihli 973304 numaralı 7.390,00 TL bedelli fatura düzenlendiği tespit olunmuştur.
5. Katılan, sanığa sattığı saman karşılığında almış olduğu senetteki yazıların kendisine, borçlu imzasının ise sanığa ait olduğunu söylemiştir.
6. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.07.2015 tarihli BLG-15-02355 sayılı raporunda, senedin ön yüzündeki tanzim yazılarının katılanın … mahsulü olduğu, borçlu imzalarının ise mukayese imzaları arasında uygunluklar bulunması nedeni ile sanığın … mahsulü olduğu bildirilmiştir.
7. Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede, Denizli 2. İcra Hukuk Makemesinin 12.01.2016 tarihli 2015/189 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararı ile, imzaya itiraz edilmesi üzerine, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen rapora atıf yapılarak, icra takibinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 170 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca durdurulduğu, ancak kararın henüz kesinleşmediği belirlenmiştir.
8. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 08.12.2015 tarih ve 9880 sayılı raporunda, inceleme konusu senetteki …’e atfen atılı borçlu imzaların, teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli tanı unsuru içermeyen, tersiminin basit, taklidinin kolay imzalar olması nedeniyle aidiyeti ve …’in … ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediği belirtilmiştir.
9. Ulusal Kriminal Büronun 12.04.2016 tarihli raporunda, “20 Ekim 2012” ve “nakten” ibareleri hariç diğer yazıların kuvvetle muhtemel … … ürünü olduğu, bu iki ibarenin farklı bir kişi tarafından yazılmış olabileceği, keşideci imzalarının ise, basit tersimli olup, karakteristik çizimli motifler bulunmadığından, aidiyetlerinin tespit edilemediği, herkesçe kolaylıkla atılabilecek tarzda olduğu, bu nedenle keşideci imzalarının … tarafından atılmış olabileceği gibi …’in imzasını … herhangi bir kişi tarafından da atılmış olabileceği belirtilmiştir.
10. Sanık savunmasında, katılanı tanımadığını, katılanla herhangi bir saman alışverişinin olmadığını, … firmasından aldığı yem karşılığı sevk irsaliyesinin imza karşılığı teslimi sırasında senedi imzalamasının sağlanmış olabileceğini, katılanın bu firmanın şoförü olup, dolandırıcılık yaptığını

duyduğunu, … firmasından aldığı ilk yemin bedeli ile suça konu senet bedelinin aynı olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı reddetmişir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olaylar ve olgular bölümünde ayrıntılı açıklanan savunma, şikayet dilekçesi içeriği ile tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın iddialarının bir kısım maddi vakalara dayandığı, suça konu senet üzerindeki sanığa atfen atılı imzanın sanık … ürünü olduğuna dair kesinliğin bulunmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atma biçimde olmayıp, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.