YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12804
KARAR NO : 2023/922
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2015/7495 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 245 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/12/2015 tarihli, 2015/737 E. 2015/1592 K. sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 245 … maddesinin birinci fıkrası, 168 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 … maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sabıkasının bulunması nedeni ile yasal şartlar
oluşmadığından hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231, 5237 sayılı Kanun’un 51 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri
Sanık 21.12.2015 havale tarihli temyiz dilekçesinde sebep göstermeyerek sadece temyiz iradesini ortaya koymuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, mağdurun ATM’de unuttuğu banka kartından, 600 TL ve 300 TL olmak üzere toplam 900 TL para çektiği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdura ait … 17****05 hesap no’lu banka kartından olay tarihinde 14.26′ da arka arkaya 600 ve 300 TL olmak üzere para çekme işlemi yapıldığına dair hesap hareketleri dökümü dosyada mevcuttur.
3. Mağdurun arkasından gelerek kartla işlem yapan kişinin sanık olduğu Korupark … ATM kamera görüntülerinin izlenmesi neticesinde tespit edilmiştir.
4. Mağdur mahkemede alınan beyanında “Sanık tarafından olaydan iki hafta sonra zararının karşılandığını” belirtmiştir
5. Sanık savunmasında suçu ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdurun olay tarihinde son dört rakamı 8034 olan banka kartı ile Korupark AVM’de bulunan … ATM cihazında işlem yaptıktan sonra kartı unutması üzerine, sıra bekleyen sanığın kartı fark ettiği ve arka arkaya mağdura ait karttan 600 TL ve 300 TL olmak üzere toplam 900 TL para çekip … ve parayı alıp gittiği, kimliğinin tespit edilerek olayın ortaya çıkması üzerine de mağdurun zararını giderdiği olayda, sanığın başkasına ait banka kartını … olmaksızın kullanmak suretiyle yarar sağladığı sabit olup, mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla;
5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 245 … maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle belirlenen “5 … adli para cezasında” 168 … maddesinin birinci fıkrası ile yapılan 2/3 oranındaki indirim sonucu “1 … adli para cezasına” hükmedilmesi gerekirken, “2 … adli para cezasına” hükmedilmesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması ile elde edilen sonuç cezayı değiştirmediğinden sonuca etkili görülmeyip, karar yerinde düzeltilebilir nitelikte görülmüştür.
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olmasına rağmen kararda tekerrüre esas alınacak ilamın gösterilmemiş olması infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli, 2015/737 E. 2015/1592 K sayılı sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.