YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1539
KARAR NO : 2008/4310
KARAR TARİHİ : 26.09.2008
MAHKEMESİ : Adana Asliye 6. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun sahibi olduğu arsasını …’e satışına onun tarafından davalı …’e ve bu davalı tarafından …’e son olarak da onun tarafından davalı …’ya satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Borçlu dışındaki davalılar davanın reddini istemiştir.
Borçlu … usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre borçlunun dava konusu taşınmaz dışında 2 tane daha taşınmazı bulunduğu bunların değerleri belirlenmeden aciz halinin gerçekleşmeyeceği davacı vekilinin de değer tespiti yaptırmayacaklarını beyan ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece aciz halinin gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davacı taraf 30/11/2004 tarihli kesin aciz belgesini dosyaya ibraz etmiş ve bu belgenin iptali için bir dava açılmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Aciz belgesi borçlunun mal varlığının alacaklının alacağını karşılamaya yetmediğini gösteren ispat aracıdır. Aciz belgesi takip hukuku bakımından İİK 68. maddesine göre borç ikrarını içeren bir belgedir. Aciz belgesi alacaklıya İİK 277 ve sonraki maddelerine göre iptal davası açma hakkını sağlar. Mahkemece borçlunun Seyhan ilçesi … köyü ve aynı yer Şambaydı köyünde arsa paylı taşınmazı bulunduğu, bu taşınmazlar üzerinde de davacının haczinin bulunduğunu ve borçlu payının kıymet takdirinin yapılmadığı düşüncesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu düşünceye katılmak mümkün görülmemiştir. Şöyle ki davalı borçlu mal beyanında borcu karşılayacak malı bulunmadığını ikrar etmiştir. Kaldı ki taşınmazları üzerinde alacaklıda başka kimselerin hacizlerinin bulunduğu tapu kaydında anlaşılmaktadır. Bu hale göre aciz halinin gerçekleştiğinin kabulü ile toplanan delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.