Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13032 E. 2023/366 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13032
KARAR NO : 2023/366
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1613 E., 2022/2361 K.
DAVA TARİHİ : 30.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1309 E., 2022/247 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, ihale bedelinin %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın muhammen değerin üzerinde satıldığı, zarar unsurunun oluşmadığı, bu durumda davacının ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı muhammen bedel üzerinde bir bedelle ihale yapılmış olsa da şikayetçinin ihalenin feshi isteminin esastan incelenmesini gerektiren (konkordato davasında tedbir kararı bulunduğu ve icra mahkemesinde takibin iptali talepli şikayette verilen kararın istinaf edildiği) iddiaları sonucu ihalenin feshi istemi esastan incelenerek ret kararı verildiğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerekli olduğuna karar verilerek şikayetçi/ borçlunun istinaf talebinin kısmen kabulüne HMK 355 madde referansıyla HMK 353 (1)-b/2 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, ihalenin feshi talebinin reddine, İİK’nun 134/2 maddesi gereğince ihale bedelinin % 5’i oranında belirlenen 11.750,00TL para cezasının davacıdan alınarak hazineye verilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/ borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı/ipotek veren vekili dava dilekçesinde; Tüketici kredisine dayalı ipotek için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağına ilişkin … 3. İcra Hukuk Mahkemesindeki 2021/1219 esas sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, kendisine tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, takip kesinleşmeden satış kararı verildiğini, … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1051 esas sayılı dosyasında hakkında geçici mühlet kararı verilmiş olması nedeniyle ihale yapılmasının usulsüz olduğunu, müvekkiline tasarruf işlemleri için kayyum atanmış olması dolayısıyla satış kararının kayyuma tebliğ edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tellalın 3 defa “sattım” sözcüğünü kullanması, “satıyorum” sözcüğünü kullanmaması sonucu pey sürecek kişilerin dahi pey sürmekten kaçındığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde;Takibin kesinleştiğini, davacının … 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/1219 Esas sayılı dosyasından açtığı icra takibi ve icra emrinin iptali davasının süre yönünden reddine karar verildiğini, … Tüketici Mahkemesi’nin 2021/743 Esas sayılı dosyasından açtığı menfi tespit davasının da reddine karar verildiğini, takip dayanağı ipoteğin, tüketici kredisinin teminatı olmadığını, ihale öncesi, ihale anında ve sonrasında hiçbir usulsüzlük olmadığını, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/1051 esas sayılı dosyasından açılan konkordato davasının kısmen kabulü ile konkordato projesini tasdikine, rehinli alacaklar yönünden reddine, rehinli alacaklılar yönünden verilen tüm tedbir kararlarının tasdik karar tarihi itibari ile kaldırılmasına karar verildiğini, kayyımın görevini 05.11.2021 tarihinde sona erdiğini, dava konusu taşınmazın muhammen bedelin çok üstünde satılması nedeni ile zarar unsuru oluşmadığından ön koşul yokluğu nedeni ile davanın esasa girilmeden reddini istemiştir.

2. Davalı- ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; satış bedellinin taşınmazın muhammen değerinin üzerinde olduğundan ihalede zarar unsuru gerçekleşmediğini, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle davanın esasa girilmeden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ihalenin feshini gerektirir bir yön olmadığı, ihaleye konu taşınmazların değeri kesin olarak karara bağlandığı bedel üzerinden satışa çıkarılmış olup satış öncesi hazırlıklara ilişkin tebligatlar yasada belirtilen tüm ilgililere usulüne uygun yapılmış ve herhangi bir itiraz olmadığı, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/1051 esas sayılı dosyasından açılan konkordato davasında verilen tüm tedbir kararlarının tasdik karar tarihi itibari ile kaldırılmasına karar verildiği, usulüne göre tebliğ edilen kıymet takdir raporuna süresi içinde herhangi bir itiraz olmadığı için kesinleşen bedel üzerinden satış işlemleri devam etmiş olduğu nazara alınarak davacının ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürdüğü hususların ihalenin feshini gerektiren hususlar olmadığı, ihaleye katılımı engelleyecek bir nedenin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine, İİK.134/2 maddesi uyarınca davacının toplam ihale bedelinin %10’u olan 23.500,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı/ipotek veren vekili istinaf dilekçesinde; tüketici kredisine dayalı ipotek için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağını, bu konuda … 3. İcra Hukuk Mahkemesindeki 2021/1219 Esas sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, kendisine tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, takip kesinleşmeden satış kararı verildiğini, … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1051 Esas sayılı dosyasında geçici mühlet kararı verilmiş olması nedeniyle ihale yapılmasının usulsüz olduğunu, satış kararının kayyuma tebliğ edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tellalın 3 defa “sattım” sözcüğünü kullanması, “satıyorum” sözcüğünü kullanmaması sonucu pey sürecek kişilerin dahi pey sürmekten kaçındığını taşınmaz maliki …’a tebligat yapılmasının gerektiğini, ön inceleme duruşmasında davanın bitirileceği kendilerine bildirilmeden ve son beyanları alınmadan karar verildiğini, aleyhine para cezasına karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetin hasmı ve karşı tarafı alacaklı ile ihale alıcısı olup taşınmaz malikinin davaya dahilinin zorunlu olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin, kamu düzenine ilişkin olmayan ve şikayet dilekçesinde usulsüz olduğu belirtilmeyen “diğer kişilere yapılan satış ilanı tebligatlarını resen incelemesi”nin hukuka aykırı olduğu, resmi evrak niteliğinde olan ihale tutanağında 3 kez bağırıldığı ve daha fazla fiyat teklif eden olmadığı yazılı olup ihaleye birçok kişinin katıldığı, şikayetçiye icra emri, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatları Tebligat Yasasının 16.maddesine göre hukuka uygun olarak tebliğ edildiği, şikayetçiye Ticaret Mahkemesi dosyasından tasarruf işlemleri için kayyum atanmış olsa da tasarruf işlemi niteliğinde olmayan icra takip işlemleri için yapılacak tebligatların kayyuma tebliğinin zorunlu olmadığı, İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emrinin iptali gerektiği ve borcunun olmadığı iddialarının, ihaleye ilişkin usulsüzlük ve ihalenin feshi nedeni olmadığı, şikayetçinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibin iptali için 02/12/2021 tarihinde ihaleden önce yaptığı … 3. İcra Hukuk Mahkemesindeki 2021/1219 Esas sayılı şikayet hakkında ilk derece mahkemesince değerlendirme yapılmaması Hukuk Muhakemeleri Yasasının 297.maddesine aykırı olup 2021/1219 esas sayılı şikayetin 08/12/2021 tarihinde süreden reddedildiği, bu karar aleyhine şikayetçi ihalenin yapıldığı gün ancak ihaleden sonra saat 12:57’de istinaf yasa yoluna başvurmuş olduğundan İcra ve İflas Yasasının 363/son maddesine göre satış sürecinin durmadığı ve ihalenin bu sebeple feshedilemeyeceği, … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1051 Esas sayılı dosyasından 05.11.2021 tarihinde şikayetçi ile diğer borçlu şirket yönünden adi alacaklar için konkordato projesini tasdik kararı verilmiş olsa da rehinli alacaklar yönünden dava reddedilmiş ve rehinli alacaklar yönünden tedbir kararları kaldırılmış olduğundan ihaleye engel bir tedbir kararının davalı ipotek alacaklısı için kalmadığını, duruşmada usule uygun şekilde ara kararlar kurularak yargılamanın bitirildiği, muhammen bedel üzerinde bir bedelle ihale yapılmış olsa da şikayetçinin ihalenin feshi isteminin esastan incelenmesini gerektiren (konkordato davasında tedbir kararı bulunduğu ve icra mahkemesinde takibin iptali talepli şikayette verilen kararın istinaf edildiği) iddiaları sonucu ihalenin feshi istemi esastan incelenerek ret kararı verildiğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesinin gerekli olduğu ancak karar tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan ve uygulanması gereken 7343 Sayılı Yasayla değişik İcra ve İflas Yasasının 134.maddesine göre para cezasının ihale bedelinin % 5’i oranında belirlenmesi ölçülülük ilkesine uygun olacağından para cezasının miktarının ihale bedelinin % 5’i olarak belirlenip düzeltilmesi gerektiği gerekçeleri ile ve şikayetin reddine karar verilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin yargılama giderlerini hesaplayıp 464,50 TL yargılama giderinin ve 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermiş olması hakkında davalılar istinaf yasa yoluna başvurmadığından ilk derece mahkemesinin yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında bu kararın aynen yazıldığı belirtilerek şikayetçinin istinaf talebinin kısmen kabulüne HMK 355 madde referansıyla HMK 353 (1)-b/2 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına , ihalenin feshi talebinin reddine, İİK’nun 134/2 maddesi gereğince ihale bedelinin % 5’i oranında belirlenen 11.750,00TL para cezasının davacıdan alınarak hazineye verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ ipotek veren vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/ipotek veren vekili temyiz dilekçesinde;Tüketici kredisine dayalı ipotek için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağını, bu konuda … 3. İcra Hukuk Mahkemesindeki 2021/1219 esas sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, istinaf ettikleri için ihalenin feshi gerektiğini, istinaf talebi ihale saatinden sonra yapılsa da fesih sebebi olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası getirtilmeden karar verildiğini, taşınmaz maliki …’a tebligat yapılmasının gerektiğini, bankanın aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile başlattığı rehinli takibin borcu ödenmiş ve infaz edilmiş olduğunu, aleyhine para cezasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etti.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

İİK134 üncü ve devamı madde hükümleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik
harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.