YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1349
KARAR NO : 2023/819
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.04.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca yalan tanıklık suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay 25 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; sübuta ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek suçundan açılan davada tanık sıfatı ile alınan beyanında soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanı inkar ederek yalan tanıklık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek suçundan yürütülen soruşturma sırasında 26.12.2011 tarihinde Cumhuriyet savcısı huzurunda tanık sıfatı ile; … …, … …, … …’in fuhuş yaptırdığına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek suçundan yapılan soruşturma neticesinde … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/344 Esas sayılı dosyasında açılan davada 23.11.2015 tarihli duruşmada tanık sıfatı ile alınan beyanında, Cumhuriyet savcısı huzurunda … olduğu ifadesini inkar ettiği, savcılık huzurunda hiç ifade vermediğini, savcılık ifade tutanağı altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Adli Tıp Kurumunun 06.04.2016 tarih ve 2839-2080 sayılı raporunda; … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından … adına düzenlenen 26.12.2011 tarihli tanık ifade tutanağındaki “… adına atılı basit tersimli imza ile …’in basit tersimli polimorf mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından, söz konusu imzanın muhtemelen …’in … ürünü olduğunun” bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Sanık savunmalarında, suçlamayı inkar etmiştir.
IV. GEREKÇE
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/344 Esas sayılı dosya içeriği, Adli Tıp Kurumu’nun 06.04.2016 tarihli raporu ve tüm dava dosyasındaki deliller karşısında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği ve ceza miktarının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanmasına engel olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “23.11.2015” yerine “01.12.2015” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz itirazı ve dikkate alman sair hususlar yönünden herhangi
bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tehliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27.02.2023 tarihinde karar verildi.