Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5730 E. 2023/768 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5730
KARAR NO : 2023/768
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2015/410 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararının, mağdur vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 …

maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Mağdur vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, suçun sabit olduğuna ve sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, mağdur ile … bahçesinde çalışan sanık …’ın mağduru birlikte tuvalete gitmek bahanesiyle çalışma yerinden uzaklaştırıp diğer sanıkların bulunduğu yere götürdüğü, sonrasında diğer sanıklar … ve …’ın, mağduru sanık …’in oğlu ile evlendirmek amacıyla kaçırmaya çalıştıkları ancak mağdurun sanıkların elinden kurtulduğu, bu suretle sanıkların atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurun, kovuşturma aşamasında talimatla alınan 20.11.2015 tarihli beyanında sanıklardan şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Mağdurun olay günü akşamı olayı anne ve babasına anlattıktan sonra sanıklar hakkında hemen şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdurun, kovuşturma aşamasında talimatla, 20.11.2015 tarihinde, vekili de hazır bulunduğu halde alınan beyanında suça konu olayı anlattıktan sonra sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Mağdura, ilk derece mahkemesince zorunlu vekil atandığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Mağdur …’in kovuşturma aşamasında 20.11.2015 tarihinde alınan beyanında sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında Mahkemece mağdura atanan zorunlu müdafiinin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre sanıklarla arasında olay öncesine dayalı husumet iddiası bulunmayan mağdurun aşamalardaki birbiriyle uyumlu beyanları, bu beyanları doğrular nitelikteki tanıklar Ö.Ç., C.Ç., Z.A.’nın ifadeleri, sanıkların aşamalardaki savunmalarında mağdur tarafından anlatılan olay örgüsünü kısmen doğrulaması ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay günü akrabaları ve diğer kişilerle … toplama işi için olayın meydana geldiği … bahçesinde bulunan mağdura, sanık …’ın lavaboya birlikte gitme teklifinde bulunduğu, mağdurun da kabul etmesi üzerine birlikte diğer çalışanların yanından uzaklaştıkları, bu sırada sanık … ve sanık …’nun eşi olan sanık …’ın mağdurun ellerinden tutup ağzını kapatarak sanık …’in oğlu ile evlendirmek amacıyla mağduru arabaya bindirmeye çalıştıkları, mağdurun direnmesi sonucu sanıklar … ve …’in ellerinden kaçıp akrabaları tanıkların yanına doğru kaçtığı anlaşılan olayda, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağduru kaçırmaya teşebbüs ettikleri gözetilerek atılı kişiyi

hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 35 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Mağdurun, 20.11.2015 tarihli talimatla alınan beyanında sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2015/410 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.