Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/6580 E. 2023/8634 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6580
KARAR NO : 2023/8634
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/150366 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında kasten yaralama ve nitelikli hırsızlık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-3.e, 142/2-b.1, 53/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2014 tarihli ve 2013/397 Esas, 2014/2 Karar sayılı kararı ile suçun sübutu halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 149/1-a-h, 53. maddesinin uygulanma ihtimali bulunduğu, yağma suçu uyarınca yargılamanın yapılması görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2014/190 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun149/1-a-h, 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2014/190 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizleri üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/21084 Esas, 2021/20114 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz Ancak;
Müştekinin soruşturma aşamasındaki ifadesine göre olayın gündüz vaktine denk gelen zaman diliminde gerçekleştiği, sanık hakkında TCK’nın 149. maddesinin (a) bendi ile yetinilmesi gerektiği düşünülmeden, koşulları oluşmayan (h) bendine yer verilerek fazla ceza tayini,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/39 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 149/1-a, 62, 53/1-2-3, 63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Şikâyetçinin beyanları dışında somut bir delil olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği,
2.Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi …’nın 24.10.2013 tarihinde saat 11.30 sıralarında yürümekte iken sanık ile karşılaştığı, sanığın şikâyetçiye kendisini takip etmesini söylediği, bunun üzerine şikâyetçinin sanığı takip ettiği ve birlikte bir inşaata girdikleri, burada sanığın şikâyetçiye cinsel ilişkiye girme teklifinde bulunduğu, şikâyetçinin kabul etmediği, ancak sanığın ısrarcı olduğu, şikâyetçiyi kemerinden tutarak silkelediği ardından şikâyetçinin cebine elini soktuğu, şikâyetçinin ise sanığın elini tutarak cebinden çıkardığı, cebini kontrol ettiğinde 910,00 TL parasının olmadığını anladığı, şikâyetçinin sanıktan parayı istemesi üzerine sanığın bıçak ile şikâyetçiyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, bıçak darbesi üzerine müştekinin sanığı bıraktığı, eşgal bilgisi üzerine yakalanan sanığı, şikâyetçiyi teşhis ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık, kollukta müdafii huzurunda alınan savunmasında, kafası güzel olduğundan şikâyetçinin parasını çaldığını hatırlamadığını, şikâyetçi ile cinsel ilişkiye girdiğini hatırladığını, suçlamayı kabul etmediğini savunduğu, … 33. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/92 sorgu numaralı sorgusunda, şikâyetçi ile birlikte olmak için anlaşmaya çalıştığını, bazen üzerinde bıçak taşıdığını, suçlamayı kabul etmediğini savunduğu, mahkeme huzurunda alının savunmasında, soruşturma aşamasındaki beyanlarını ve suçlamayı kabul etmediği, görülmüştür.

3. … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2014/190 esas sayılı dosyasının 05.05.2014 tarihli duruşmasında sanığın eşgal bilgilerinin tutanağa yazıldığı, görülmüştür.

4. Şikâyetçi tarafından imzalı 24.10.2013 tarihli, eşgal bilgi formatı, dosya arasında mevcuttur.

5. Şikâyetçiye ait 24.10.2013 tarihli adli muayene raporu, dosya arasında mevcuttur.

6. … Adli Tıp Kurumunun 07.11.2013 tarihli raporunda, sanığın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğunun bildirildiği, görülmüştür.

7. Dosya arasında 04.11.2013 tarihli olay, yakalama, teşhis, savcı görüşme ve teslim tutanağı mevcuttur.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Şikâyetçi …’nın beyanı, beyanı ile uyumlu adlî muayene raporları ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık müdafiinin, müştekinin beyanları dışında somut bir delil olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkin temyiz sebepleri bakımından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/39 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/39 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili kısım çıkarılarak yerine “Bozma öncesi yapılan 110,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye irat kaydına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.