Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7462 E. 2022/10524 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7462
KARAR NO : 2022/10524
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen dosyalarda davaların kabulüne karar verilmiş olup, hükmün bir kısım davalılar vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ili …..ilçesi …..,Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 679, 680, 682, 683, 684, 690 ve 691 parsel sayılı sırasıyla 10.093,28 m2, 35.417,11 m2, 33.640,71 m2, 5.144,12 m2, 10.045,70 m2, 10.964,81 m2, 56.956,79 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 679 parsel … adına, 101 ada 680, 683 ve 684 parseller … oğlu … mirasçıları adına, 101 ada 682 parsel … oğlu ölü … adına ve 101 ada 690 ve 691 parseller ise … oğlu ölü … adına tespit edilmiştir.
Davacılar … oğlu …, …oğlu … ve … oğlu …, taşınmazların imar-ihya edilmek suretiyle yaklaşık 30 – 35 yıldır malik sıfatıyla, nizasız fasılasız zilyetliklerinde bulunduğunu öne sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile eşit hisseler halinde adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davaların kabulüne, çekişme konusu 101 ada 679, 680, 682, 683, 684, 690 ve 691 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 16/48 payının …oğlu …, 16/48 payın … oğlu …, 16/48 payının … oğlu …’nin mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; gerekçeli kararın, davalı …’ye 18.11.2015, davalılar …, …, … ve …’ye 01.12.2015 ve davalı …’a ise 02.12.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve adı geçenler tarafından hükmün 17.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Gerekçeli kararın davalılara tebliğ edildiği tarih ile temyiz tarihi arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçmiş olduğundan, temyiz inceleme istemlerinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı …’nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacılar, birleşen 2007/389 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesi ile imar-ihya ve zilyetliğe dayalı olarak çekişmeli 101 ada 690 ve 691 parsel sayılı taşınmazların adlarına tespit ve tescilini talep etmişlerdir.
Çekişmeli taşınmazların, irsen intikal, taksim ve zilyetliğe dayalı olarak davalı …’nin dedesi olan … oğlu … adına tespit edildiği ve … oğlu …’ nın 19.09.1961 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Dava konusu 101 ada 690 ve 691 parsel sayılı taşınmazların 30 – 35 yıldır davacılar tarafından öncesinde ise babaları tarafından kullanıldığı mahallinde 27.05.2010 tarihinde icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı tanıklarının beyanlarıyla sabit olup, eldeki davada davacılar, mirasçılar arasında taksim yapıldığı iddiasında bulunmadıklarından davacıların bu kullanımlarının tereke adına olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı tarafın taksim iddiasının bulunmadığı ve davacıların taşınmazlardaki kullanımlarının tereke adına olduğu gözetilerek, temyiz edenin sıfatı değerlendirilmek suretiyle, … oğlu …’nin 1/3 hissesinin iptali ile elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre 1961 tarihinde vefat eden … oğlu … mirasçıları arasında tesciline karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … ve arkadaşları vekilinin süresinde olmayan temyiz istemlerinin REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.