YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18082
KARAR NO : 2023/465
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/4116 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/526 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılanın işyerinde çalışan ve farklı tarihlerde işyeri kasasından para aldıkları kamera kayıtları ile tespit edilen sanıkların, kendileri hakkında dava açılmasını engellemek amacıyla rızaen senet ve ibraname imzaladıkları halde müştekinin zorla boş senet ve ibraname imzalattığını iddia ederek iftira suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Sanıkların şikayet dilekçeleri üzerine iftira mağduru olan katılan hakkında yağma suçundan başlatılan soruşturma neticesinde … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/15017 soruşturma numaralı dosyasında katılan hakkında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2015 tarih ve 2014/131 Esas ve 2015/185 Karar sayılı karar ile mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
4. Tanık A.A. beyanında özetle; katılanın işyerinde mağaza müdürü olduğunu, sanıkların kasadan para alma eylemleri ile ilgili yapılan toplantıda sanıkların olayın duyulmamasını isteyerek rızaen sözkonusu senetleri ve ibranameyi imzaladıklarını belirtmiştir.
5. Tanık … G. beyanında özetle; katılanın işyerinde muhasebeci olduğunu, sanıkların kasadan para alma eylemleri ile ilgili yapılan toplantıda sanıkların olayın duyulmamasını isteyerek rızaen sözkonusu senetleri ve ibranameyi imzaladıklarını belirtmiştir.
6. Tanık … G. ifadesinde; katılanın işyerinde genel koordinatör olduğunu beyan ederek diğer tanıklarla aynı beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan beyanı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımları, CD çözüm tutanağı, katılan hakkındaki ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; katılan …Y.’ nin … İletişim isimli işyerinde çalışan sanıklar, gizlice işyeri kasasından farklı tarihlerde, farklı miktarlarda paralar aldıklarının kamera kayıtları ile tespiti üzerine katılanın, kendileri hakkında şikayetçi olmaması ve olayın duyulmaması için kasadan aldıkları paralara karşılık rızaen senet imzaladıkları ve işçi alacakları için de ibraname imzaladıkları halde kendilerini borçtan ve suçtan kurtarmak amacıyla işlenmediğini bildikleri halde katılan tarafından zorla senet imzalatıldığını beyan ederek yağma iddiasıyla suç isnadında bulundukları anlaşılmıştır.
Sanıkların yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi şeklindeki eylemlerinin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların somut bir sebebe dayanmayan temyiz itirazları reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/526 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından ileri sürülen ve somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazları ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.