Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11829 E. 2022/8798 K. 03.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11829
KARAR NO : 2022/8798
KARAR TARİHİ : 03.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz ve Varsa Şerhlerin Terkini

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün asıl ve birleşen davada… ve … davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu; … İli ….,İlçesi …Köyü … mevkii 104 ada 82 parsel 1203,95 m2 kargir 2 katlı ev, kargir samanhane ve bahçesi vasfındaki taşınmaz senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 15.04.2004 tarihinde tam hisse ile … adına tespit edilmiş; aynı mevkii 104 ada 86 parsel 835,52 m2 bahçe vasfındaki taşınmaz senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 15.04.2004 tarihinde tam hisse ile veraseten iştirak halinde …, … …, …, …, …, … …, … ve … adlarına tespit edilmiş olup üzerindeki kargir tek katlı evin Sadık oğlu …’a ait olduğu şerhi konulmuş; aynı mevkii 104 ada 88 parsel 59058,32 m2 tarla vasfındaki taşınmaz senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 15.04.2004 tarihinde 1/3’er hisselerle …, … ve 1/3 hisse ile veraseten iştirak halinde Sadık Uslubaş mirasçıları olan …, … …, …, …, …, …, …, …, … …, … ve … adlarına tespit edilmiş; aynı mevkii 104 ada 78 parsel 1842,06 m2 natamam kargir tek katlı ev ve bahçesi, 104 ada 85 parsel 191,20 m2 bahçe ve 104 ada 87 parsel 1287,59 m2 ahşap tek katlı ev ve bahçesi vasfındaki taşınmazlar senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 15.04.2004 tarihinde tam hisse ile … adına tespit edilmiş; ….,mevkii 104 ada 67 parsel 3717,83 m2 bahçe vasfındaki taşınmaz, senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 06.04.2004 tarihinde tam hisse ile … adına tespit edilmiş olup krokisinde A harfi ile gösterilen kargir 2 katlı evin…oğlu … ve … oğlu …’e, B harfi ile gösterilen kargir 2 katlı evin …., evlatları …., ve … ‘e ait olduğu şerhi konulmuş; aynı mevkii 104 ada 65 parsel 5418,86 m2 kargir garaj ve bahçesi vasfındaki taşınmaz senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 06.04.2004 tarihinde tam hisse ile … adına tespit edilmiş olup krokisinde A harfi ile gösterilen kargir 2 katlı evin… oğlu … …’e, B harfi ile gösterilen kargir 2 katlı binanın… oğlu …’e ait olduğu şerhi konulmuş; aynı mevkii 104 ada 64 parsel 3207,75 m2 bahçe vasfındaki taşınmaz senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 13.04.2004 tarihinde ½ şer hisselerle … ve … adlarına tespit edilmiş olup üzerindeki kargir 2 katlı ev ve ahşap samanhanenin Yusuf oğlu …’e ait olduğu şerhi konulmuş; 13.12.2004-12.01.2005 tarihleri arasında askı ilana çıkarılmışsalar da eldeki davalar nedeniyle kesinleşmemişlerdir. Dava konusu … mevkii 104 ada 79 parsel ise 1134,98 m2 tarla vasfıyla … adına 15.04.2004 tarihinde tespit görmüşse de süresinde açılan 2005/20 Esas sayılı dosyada mahkemece 104 ada 79 parsele ilişkin Orman İdaresinin davasının kabulüne taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmediğinden 17.07.2006 tarihinde kesinleştirilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ve UYAP sisteminden kontrol edilen tapu kaydında taşınmaz hükmen tescil yoluyla tarla vasfıyla tam hisse ile Hazine adına kaydedilmiş olup beyanlar hanesinde taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/A veya 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Davacı … İdaresi vekili asıl davada; dava konusu 104 ada 79 ve 82 parsellerin, asıl dava ile birleşen 2005/13 Esas sayılı dosyada 104 ada 64 parsel ile 2005/13 Esas sayılı dosya ile birleşen 2005/14 Esas sayılı dosyada 104 ada 65 parsel ve 2005/15 Esas sayılı dosyada 104 ada 67 parselin ve yine asıl dava ile birleşen 2005/19 Esas sayılı dosyada 104 ada 78,85,87 parseller ile 2005/19 esas sayılı dosya ile birleşen 2005/21 Esas sayılı dosyada 104 ada 86,88 parsellerin arazi kadastrosu çalışmaları sırasında davalı /davalılar adına tespit edilmişseler de bu yerlerin orman vasfında olduğundan bahisle ayrı ayrı tespitlerin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilleri, taşınmazlar üzerinde şerh olması halinde ise şerhin terkini talebi ile dava açmıştır.
Asıl dava konusu 104 ada 79 parsel yönünden Mahkemenin 29.07.2005 tarihli ve 2005/20 Esas ve 2005/95 Karar sayılı dosyası ile taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin verilen karar kesinleşmiş olmakla kalan asıl ve birleşen dava, dava konusu taşınmazlar hakkında Mahkemece; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ana dosya yönünden dava konusu …köyü 104 ada 82 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 360,62 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere “Orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 883,32 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2005/13 Esas sayılı dosya yönünden dava konusu …köyü 104 ada 64 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 1499,31 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere “Orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 1708,44 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu …köyü 104 ada 67 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 1252,80 2 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere “Orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 2465,3 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu …köyü 104 ada 65 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 1306,96 m2 lik kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere “Orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 4111,90 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2005/19 dava konusu …köyü 104 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 1141,36 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere “Orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 700,70 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu …köyü 104 ada 85 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 145,65 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 45,56 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu …köyü 104 ada 87 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 692,02 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere “Orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 595,57 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu …köyü 104 ada 86 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 1117,93 m2, B harfi ile gösterilen 5066,93 m2 C harfi ile gösterilen 1939,37 m2 lik ve D harfi ile gösterilen 1497,82 m2’lik kısımların ayrı ayrı ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere “Orman” vasfı ile Hazine adına ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan geriye kalan aynı krokide B harfi ile gösterilen 49436,27 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, asıl ve birleşen dava davacısı Orman İdaresi vekili ve birleşen dava davalısı… oğlu … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre dava konusu 104 ada 64, 65, 67, 78, 85 ve 87 parsel taşınmazlar yönünden asıl ve birleşen dava davacısı Orman İdaresi vekilinin ve birleşen dava davalısı İsmail …’in temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına, dava konusu 104 ada 82 parsel yönünden ise asıl dava davacısı Orman İdaresi vekilinin aşağıda 2. bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Hükmün 1. fıkrasının 1. paragrafında belirtilen ve ifrazen iptaline karar verilen 104 ada 82 parselin 15.04.2014 tarihli fen bilirkişisi … …’un raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen yer 320,62 m2 iken mahkemece hataen hükme 360,62 m2 yazılmış olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen dava konusu 104 ada 82 parsele ilişkin hükmün HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3.Mahkemece hükmün 3. fıkrasının B bendinde “dava konusu …köyü 104 ada 86 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … … tarafından tanzim edilmiş 15.04.2014 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 1117,93 m2 , B harfi ile gösterilen 5066,93 m2 ve C harfi ile gösterilen 1939,37 m2’lik ve D harfi ile gösterilen 1497,82 m2’lik kısımların ayrı ayrı ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere orman vasfı ile Hazine adına ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline ifrazdan geriye kalan 49436,27 m2’lik kısmının aynı parsel numarası altında tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline” şeklinde hüküm kurulmuş ve gerekçede de aynı şekilde açıklama yapılmışsa da yapılan inceleme sonucunda dava konusu edilen 104 ada 86 parselin tamamının 835,52 m2 olduğu anlaşılmış olup 15.04.2014 tarihli fen bilirkişisi … …’un raporunda da dava konusu taşınmazın A harfi ile gösterilen 390,04 m2’lik kısmının yeşil alanda, B harfi ile gösterilen 445,48 m2’lik kısmının ise açık alanda kaldığı tespit edilmiştir. Mahkemenin gerekçesi ve hüküm fıkrası 86 parsele ilişkin olmadığından doğru görülmemiştir.
4. Dava konusu 104 ada 88 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Anayasamız, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı düzenlenmiştir. Hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi, en önemlisi yazılacak gerekçenin, verilen hükme uygun olması gerekmektedir. Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Yazılacak kararın gerekçesiyle, hüküm kısmı arasında bütünsellik ve uyumluluk esastır. Başka bir anlatımla gerekçe ile hüküm birbirine bağlıdır.
Yine Anayasa’nın 141/3 maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/1-3. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, davada, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.
Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru Baki/ Arslan Ramazan/ Yılmaz Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, … 2011, s.472). Yukarıda da değinildiği üzere Anayasa’nın 141.maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Az yukarıda vurgulanan hususlar, Hukuk Genel Kurulunun 19.06.1991 tarihli ve E:323, K:391; 10.9.1991 tarihli ve E:281, K:415; 25.9.1991 tarihli ve E:355, K:440; 19.04.2006 tarihli ve E:2006/4-142, K:229; 05.12.2007 tarihli ve E:2007/3-981, K:936; 23.01.2008 tarihli ve E:2008/14-29, K:4; 19.03.2008 tarihli ve E:2008/15-278, K:254; 18.06.2008 tarihli ve E:2008/3-462, K:432; 21.10.2009 tarihli ve E:2009/9-397, K:453; 24.02.2010 tarihli ve E:2010/1-86, K:108; 28.04.2010 tarihli ve E:2010/11-195, K:238; 22.06.2011 tarihli ve E:2011/11-344, K:436 sayılı kararlarında da, benimsenmiştir. Nitekim, 07.06.1976 tarihli ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır.
Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nin 297. (Mülga HUMK’un 388.) maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yine HMK’nin 27. maddesinin (HUMK’un 73.m) 2. bendi “c” bölümünde de hukuki dinlenilme hakkının “Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini” de içerdiği açıklanarak bu husus vurgulanmıştır.
O halde; davacı dava dilekçesinde 104 ada 88 parseli dava konusu yapmış olduğuna göre Mahkemece bu parsel hakkında her ne kadar bilirkişi raporundan bahsedilmişse de “Yapılan yargılama …” ile başlayan ve mahkemenin gerekçesini açıklayan paragrafta dava konusu 104 ada 88 parsele ilişkin olumlu veya olumsuz herhangi bir gerekçe yazılmamış, yine hüküm kısmında da 104 ada 88 parsel hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış olup bu parsele yönelik olarak gerekçe yazılmamış ve hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dava davacısı Orman İdaresi vekilinin 104 ada 86 ve 88 parsellere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dava davacısı Orman İdaresi vekilinin 104 ada 82 parsele ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1. fıkrasının ilk paragrafında yer alan “…360.62 m2 …” ifadesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “…320,62 m2 …” ifadesinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, asıl ve birleşen dava davacısı Orman İdaresi vekilinin 104 ada 64, 65, 67, 78, 85 ve 87 parsellere ilişkin tüm temyiz itirazlarınn, birleşen dava davalısı… oğlu …’in tüm temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.