Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14230 E. 2009/15830 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14230
KARAR NO : 2009/15830
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 15.05.2005 tarihinde meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda maddi tazminata ilişkin husus kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatların fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların eşi ve babası olan sigortalı …’in meslek hastalığı sonucu ölümünde sigortalının kusurunun bulunmadığı, davalı işverenin % 97,61 oranında kusurlu olduğu, % 2.39 oranında ise kaçınılmazlığın bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına 35.000,00-TL, davacılar … ve …’den her biri yararına 25.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı … yararına 45.000,00-TL, davacılar … ve …’den her biri yararına 45.000,00’er TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı kesinleşen yönlerde gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile davacı … yararına 35.000,00-TL, davacılar … ve …’den her biri yararına 25.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 85.000,00-TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 15.05.2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Davacı … için 65.065.83 TL, davacı … için 9.374.37 TL., davacı … için 3.347.60 TL. maddi tazminatın ölüm tarihi olan 15.05.2005 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
3-Alınması gereken 8.790,57-TL ilam harcından peşin alınan 2.063,50-TL ile bozma öncesi davalı tarafça bakiye karar ilam harcı olarak yatırılan 2.137,10 TL’nin indirimi ile kalan 4.589,97-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 2.091,50-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 226,80-TL yargılama giderinden takdiren 122,00-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden avukat ile temsil edilen davacı … yararına 3.900,00-TL, davacılar … ve …’den her biri yararına 2.900,00’er TL kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı … için 6.305.26 TL, … için 1.124.92 TL., … için 500.00 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacı …’den 3.900,00-TL, davacılar … ve …’in her birinden 2.900,00’er TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflarca 67.20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 08.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.