YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5532
KARAR NO : 2006/9165
KARAR TARİHİ : 18.12.2006
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan …, … ve … tarafından temyiz edilmiş, … ’in temyizi mahkemece red edilmiş, red kararıda … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 138 ada 1 parsel sayılı 1421.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve paydaşları adlarına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde … taşınmazı paydaşlardan … ’ten satın aldığını ve zilyet olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde C harfi ile gösterilen 526.221 metrekarelik kısmının davacı … adına, geri kalan kısmın … ve paydaşları adlarına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davalılardan …, … ve … tarafından temyiz edilmiş, … ’in temyizi mahkemece red edilmiş, red kararıda … tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz eden davalı … temyiz harç ve masrafını yatırmış olduğundan yerel mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 29.9.2005 gün 2004/23-2005/30 sayılı ek kararının ortadan kaldırılarak dosyanın esas yönünden incelenmesine geçildi.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz vergi kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak payları oranında … mirasçıları adına tesbit edilmiş, davacı satınalmaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Taşınmazın davalıların
ortak miras bırakanı 1979 yılında ölen … ’ten kaldığı uyuşmazlık konusu olmadığı gibi mahkemenin kabulü de bu yoldadır. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, … mirasçılarından …’in davacıya yaptığı satış yada devir işleminin geçerli olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. …’nın ölüm tarihine göre terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Medeni yasanın eski 539 yeni 599 maddesine nazaran, terekenin doğrudan mirasçılara intikali kural olduğuna göre, davacının … terekesinin taksim edilip taşınmazın … payına isabet ettiğini yada …’nın sağlığında taşınmazı oğlu …’e bağış, satış yada başka bir nedenle devrettiğini kanıtlaması gerekir. İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu durumlarda mirasçılardan birinin yada birkaçının terekeye dahil bir malı üçüncü kişiye yaptığı satışın geçerli olabilmesi için bu satışa diğer mirasçıların onay vermeleri gerekir. … dışında kalan … mirasçılarının yapılan satışa açıklandığı biçimde bir onayı bulunmamaktadır. Ayrıca davacının taşınmazı satın aldığı tarihle tesbit tarihi arasında 20 yıllık sürede geçmemiştir.Yine mahkemece taraf tanıklarından … terekesinin taksim edilip edilmediği hususu da sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, taraflardan taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanıklar göstermeleri istenilmeli, daha sonra önceki keşif sırasında dinlenen tanıklarla yerel bilirkişi ve de tarafların gösterecekleri tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan …’nın sağlığında taşınmazı oğlu …’e satıp satmadığı yada bağışlayıp bağışlamadığı, böyle bir tasarrufunun olmaması halinde …’nın ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği edilmişse tarihi, taksim sonunda taşınmazın …’e isabet edip etmediği, …’in sattığı tarihten itibaren davacının taşınmazda zilyet edip etmediği olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, yukarıda açıklanan hususlar hakkında gerektiğinde komşu parsellerin malik yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak
tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Davalılardan …, … ve … ’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 18.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.