YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7734
KARAR NO : 2023/387
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/748 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 53, 58/6 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılanın zararının karşılanması için kendilerine olanak tanınmadığına ve kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın olay günü … Mahallesi … Sokakta bulunan … Camii’nin tuvaletine gittiği, içerisinde 4 adet cep telefonu, kimlik kartları, banka kartları, pasaport, sürücü belgesi ve bir miktar para bulunan çantasını tuvaletin duvarındaki çiviye astığı, daha sonra abdest almak için şadırvana geçtiği, bu sırada sanığın gündüz saat 12.30 sıralarında suça konu çantayı alıp gittiği, çaldığı cep telefonlarından birine kedisine ait hattı takıp kullanması sonucu sanığa ulaşıldığı, bu şekilde sanığın bina içinde hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşıldığı, güvenlik kamera kayıtları, katılanın aşamadaki beyanları, CD izleme tutanağı, görüntülerin çözümüne ilişkin alınan bilirkişi raporu, HTS kayıtları, sanığın ikrarı içeren savunması ve tüm dosya içeriğiyle eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu tespit edilerek, sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır
2.Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmiş, HTS kayıtları ile sanığın adli sicil kaydı dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1) Sanık müdafinin katılanın zararının karşılanması için kendilerine olanak tanınmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Sanığın 18.03.2016 tarihli 7. celsede zararı karşılamak için süre talep ettiği, ancak sonraki celselerde katılanın zararını karşılamadığı anlaşılmakla, kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168 inci maddesinden uygulama yapılmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
2) Kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yönünden;
“Sanığın sabıkalı geçmişi, kasıtlı suçtan dolayı daha önceden 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinin bulunması, yeniden suç işlemeyeceği yönünden mahkemede olumlu kanaat oluşmadığı ve olumlu sebep görülmediği” gerekçesiyle kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51 inci 62 nci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, bu sebeplere ilişkin temyiz istemi yönünden uygulamada hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
3) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/748 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.