Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6399 E. 2023/590 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6399
KARAR NO : 2023/590
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2017/181 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/151 Esas, 2018/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/3587 Esas, 2019/5381 Karar sayılı kararı ile özetle sanık hakkında mağdur …’e yönelik kurulan hükümden 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca, meydana gelen zararın boyutu göz önünde bulundurulduğunda üst sınıra yakın uygulama yapılması yerine makul düzeyde ceza tayin edilerek eksik ceza tayin edildiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/9 Esas, 2020/285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, mağdur …’e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Suç vasfına,
3. Teşebbüsün derecesine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın olay tarihinde evli oldukları, boşanma sürecinde olan tarafların iki yıldır fiilen ayrı oldukları; katılanın olayın meydana geldiği yerde ikamet eden babası …’in yanında yaşadığı, olay gecesi alkol alan ve üzerinde ruhsatsız tabanca olduğu halde katılanın babası …’in evinin hemen yan tarafındaki Şehit … Argon Caddesi’ne araçla gelerek aracını burada park eden sanığın işten eve servisle dönecek olan katılanı beklemeye başladığı, servisten evin alt sokağında indikten sonra kısa bir süre yürüyen katılanın eve yaklaştığında araçtan inen ve kendisini beklemeye başlayan sanığı gördüğü, sanığın katılana doğru yönelerek katılandan araca binmesini istediği, katılanın olumsuz cevap vermesi ve yoluna devam etmesi üzerine kısa bir süre katılanın sol yanında aynı hizada yürüyen sanığın katılanın binanın bahçe giriş kapısına doğru yürümeye devam etmesi ve kendisinden uzaklaşmaya başlaması üzerine, katılan cadde üzerinden binanın giriş kapısının bulunduğu 707/2 no’lu sokağa henüz girmediği sırada “bunu sen istedin” diyerek üzerinde bulunan ruhsatsız tabancayı çıkartmak suretiyle 3-4 metre mesafeden katılanın baş kısmına doğru silahı doğrultarak hedef gözetmek suretiyle bir el ateş ettiği, bu atış sonucu çenesinin sol alt kısmından mermi isabeti alan katılanın binanın bahçe giriş kapısına yürümeye devam ettiği, bahçe giriş kapısını açarak bina giriş kapısına doğru yöneldiği esnada sanığın bir kez daha atış yaptığı ancak bu atışın katılana isabet etmediği, katılanın bina giriş kapısından girdikten sonra babasının konutuna ulaştığı, sanığın ise bahçe giriş kapısına 4.60 metre mesafede yol üzerine patlamamış bir adet mermi fişeği bırakarak olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

2. Mağdur hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 06.02.2018 tarih sayılı raporuna göre; ” kişinin yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığına, sabit ize ve duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu”
Görüşüne yer verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Takdirî İndirim Hükümlerinin Uygulanması
Yargılama aşamasındaki davranışları dikkate alınan sanık hakkında takdiri indirim nedenlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Haksız Tahrik
Mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış içeren bir fiil bulunmadığından, mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suç Vasfı
Mağdurda meydana gelen yaralanmaların yeri, nitelikleri ve nicelikleri dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Teşebbüsün Derecesi
Meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üst sınıra yakın uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/9 Esas, 2020/285 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.