Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2494 E. 2023/8527 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2494
KARAR NO : 2023/8527
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2012/90530 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 86/2, 125/1-4 ve 53/1 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2013 tarihli ve 2012/1863 Esas, 2013/108 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı fiilin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, 35/2, 125/1-4, 53. ve 58 inci maddeleri kapsamında yağma suçunu oluşturabileceğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek, dosya görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2013 tarihli ve 2013/156 Esas, 2013/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret ve silahla tehdit suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 125/1-4 ve 106/2-a maddeleri gereğince beraatine; kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2013 tarihli ve 2013/156 Esas, 2013/548 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17/12/2020 tarihli ve 2019/1998 Esas, 2020/5179 Karar sayılı ilamı ile;
”I. Sanık … hakkında katılan …’na yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II. Sanık … hakkında katılan …’na yönelik tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın olay günü saat 16.00 sıralarında katılanın işyerine gelerek 10 TL borç para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine, “Ayıp sana, bana 10 TL’yi çok mu görüyorsun” diyerek işyerinden ayrıldığı, bir süre sonra tekrar gelerek “Senden 10 TL borç istedim, çok gördün” demesi üzerine, katılanın 10 TL’lik dahi iş yapmadığını belirterek para veremeyeceğini yinelediği, bunun üzerine sanığın “Niye böyle konuşuyorsun, beni mi vuracaksın” diyerek cebinden çıkardığı bıçağı dükkanda bulunan tezgahın üzerine koyduğu ve “Buyur vuracaksan böyle vur, ya sana ya bana, istersen kepengini kapat, şahin tepesine çıkalım, orada vuruşalım” dediği, katılanın muhatap olmaması üzerine işyerinden ayrıldığı, bir süre sonra katılanın işyerinin yanında bulunan bir başka telefoncuya giren sanığın, katılana yönelik olacak şekilde diğer telefoncuya “Sen delikanlısın, başka telefoncular gibi gevşek değilsin” dediği katılanın “Benimle muhatap olma” demesi üzerine sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı olayda; sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK’nın 149/1-a-d, 150/2, 35. maddesinde anlamını bulan silahla, işyerinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma sonrası, … 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2021/18 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d, 150/2, 35, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiğine,
3.Sanığın eyleminin olsa olsa tehdit suçunu oluşturabileceği, yağma suçu kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğine,
4. Teşebbüs hükümleri uygulanırken indirim oranının daha fazla olması gerektiğine,
5. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü saat 16.00 sıralarında katılanın işyerine gelerek 10,00 TL borç para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine, “Ayıp sana, bana 10 TL’yi çok mu görüyorsun” diyerek işyerinden ayrıldığı, bir süre sonra tekrar gelerek “Senden 10 TL borç istedim, çok gördün” demesi üzerine, katılanın 10,00 TL’lik dahi iş yapmadığını belirterek para veremeyeceğini yinelediği, bunun üzerine sanığın “Niye böyle konuşuyorsun, beni mi vuracaksın” diyerek cebinden çıkardığı bıçağı dükkanda bulunan tezgahın üzerine koyduğu ve “Buyur vuracaksan böyle vur, ya sana ya bana, istersen kepengini kapat, şahin tepesine çıkalım, orada vuruşalım” dediği, katılanın muhatap olmaması üzerine işyerinden ayrıldığı, bir süre sonra katılanın işyerinin yanında bulunan bir başka telefoncuya giren sanığın, katılana yönelik olacak şekilde diğer telefoncuya “Sen delikanlısın, başka telefoncular gibi gevşek değilsin” dediği katılanın “Benimle muhatap olma” demesi üzerine sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği görülmüştür.

4. Dava dosyasında 24.06.2013 tarihli bilirkişi raporu mevcuttur.

5. Tanıklar O.Y …K’nın olayın seyrine ilişkin, katılanı destekler mahiyetteki beyanları dosya içerisindedir.

6. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına ve Eylemin Tehdit Suçu Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca sanığın, katılanın işyerine giderek 10,00 TL para istemesi ve aldığı olumsuz yanıt üzerine, katılanı adli raporda belirtilen şekilde yaralaması şeklindeki eyleminin yağma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Alt Sınırdan Uzaklaşılmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerini ihlal edecek şekilde nitelikli yağma suçunu işleyen sanık hakkında temel ceza belirlenirken gösterilen teşdit gerekçesinin 5237 sayılı Kanun’un 3 ncü ve 61 inci maddelerine göre ölçülü olduğu saptanmıştır.

3. Takdiri İndirim Yönünden
Hakim, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin yanında her somut olayda değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir şekilde uygulama yapacaktır. Hakimin takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimi uygulama ve uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bu gerekçe hak, adalet, nesafet kuralları ve dosya ile uyumlu olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında mahkemece “…Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve sanığa verilen cezanın geleceği üzerinde olası etkileri dikkate alınarak takdiren 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına…” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim sebebi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

4. Teşebbüs Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezadan 1/4 ile 3/4 arasında indirim oranları öngörülmüştür. İndirim oranın ise 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddelerin düzenlenen orantılılık ilkesi ile uyumlu olması gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre sanık hakkında “… zararın ve tehlikenin ağırlığı…” gerekçesi ile 1/2 oranında indirim oranı belirlemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2021/18 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.