Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5394 E. 2007/5032 K. 10.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5394
KARAR NO : 2007/5032
KARAR TARİHİ : 10.12.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 214 ada 66 parsel sayılı 1128.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde 2.derece arkeolojik sit alanında kaldığı ve taşınmaz üzerindeki evin …’e ait olduğu şerhi verilerek 2.derece arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinden davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 214 ada 66 parselin tespit gibi 2.derece arkeolojik sit olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce oluşturulan muhtesat bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu halde, mahkemece muhtesat hususunda hüküm kurulmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesinde taşınmaz üzerinde maliklerden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhtesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi, ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu taşınmazın tutanağının beyanlar hanesinde üzerinde bulunan evin davacıya ait olduğu şerhi verilmiş ise de; tespit tarihinde mevcut olduğu anlaşılan ağaçlar davacı adına muhtesat olarak gösterilmemiştir. Hal böyle olunca; Mahkemece, taşınmaz üzerinde bulunan ve dosyaya ibraz edilen 5.12.2005 tarihli ziraat bilirkişi raporunda belirtilen ağaçların 3402 sayılı Yasa’nın 19/2. maddesi gereğince davacı adına kütüğün beyanlar hanesinde muhtesat olarak gösterilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması doğru bulunmadığından, davacı tarafın temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.12.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.