YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7983
KARAR NO : 2023/257
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki müdürlük işleminin iptali istemli şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne müdürlük işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi alacaklı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat alacağına dayalı ilamlı takip başlattığını, kesinleşen takip neticesinde borçlu tarafından ödeme yapıldığını, dosya hesabının çıkartılmasını, ilamın kesinleşmesinden sonraki alacağa Anayasa’nın 46. maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasını ve bakiye alacak için borçluya muhtıra gönderilmesini talep ettiklerini, Müdürlükçe, takip talebinde yasal faiz talep edildiği ve takibin genişletilemeyeceği gerekçesiyle talebin 22.01.2021 tarihli karar hukuka aykırı olarak ile reddedildiğini iddia ederek icra müdürlüğünün 22.01.2021 tarihli ret kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etti.
II. CEVAP
Davalı borçlu cevap dilekçesinde; takip konusu alacağın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasından kaynaklandığını, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, bu davaların Anayasa’nın. 46/son maddesi kapsamı dışında kaldığını, alacaklının icra takibinde yasal faiz talep ettiğini, icra emrinde takibe dayanak olan karar kesinleştiğinde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasına yönelik bir talebi bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebin aşılamayacağını iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etti.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay içtihatlarına göre kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi, kamulaştırmasız el koyma ilamlarında da ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için ilam uyarınca yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise, 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 Sayılı Kanunla değişik Anayasanın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne 22.01.2020 tarihli müdürlük kararının iptaline, icra müdürlüğünce alacağa ilamın kesinleşme tarihi olan 03.11.2014 tarihine kadar yasal faiz, dayanak ilamın kesinleşme tarihi olan 03.11.2014 tarihinden muhtıra talep tarihi olan 06.11.2020 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanacak şekilde ve dosya borcuna ilişkin yapılan ödeme dikkate alınarak TBK’nın 100. maddesi göz önünde bulundurulup yapılan ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan düşülmek suretiyle bakiye dosya borcunun yeniden hesaplanmasına, şikayet eden- alacaklının talebi doğrultusunda işlem yapılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; takibe konu alacağın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasından kaynaklandığını, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, bu davaların Anayasa’nın. 46/son maddesi kapsamı dışında kaldığını, alacaklının icra takibinde yasal faiz talep ettiğini, icra emrinde takibe dayanak olan karar kesinleştiğinde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasına yönelik bir talebi bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebin aşılamayacağını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçlu idare hakkında başlatılan ilamlı takipte takip konusu ilamın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin bulunduğu, idarenin kendisine Anayasa tarafından tanınan olanak ve yetkileri yasaya uygun bir biçimde kullanmaksızın taşınmaza el atarak kamulaştırma ilkelerine aykırı davranamayacağı, Anayasa’nın 46. maddesinde öngörülen kamulaştırmanın Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına getirilmiş Anayasal bir sınırlama niteliğinde olduğu, özü ve vardığı hukuki sonuç itibariyle aynı nitelik taşıyan kamulaştırmasız el atmaya ilişkin ilamlarda hüküm altına alınan tazminatlara da kararın kesinleşmesinden itibaren Anayasa’nın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, icra takibine konu kamulaştırmasız el atmaya ilişkin ilamın takip tarihinden sonra kesinleştiği, alacaklı tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasa dahi zamanaşımı süresinin dolmasına kadar eksik kalan faiz alacağının her zaman talep edilebileceği, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu vekili temyiz dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrar ederek, takibe konu alacağın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasından kaynaklandığını, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, alacaklının icra takibinde yasal faiz talep ettiğini, icra emrinde takibe dayanak olan karar kesinleştiğinde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasına yönelik bir talebi bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebin aşılamayacağını, ayrıca faiz talebinin zamanaşımı yönünden de incelenmesi gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etti.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet niteliğindedir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2 Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.