YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14054
KARAR NO : 2023/8514
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavılığının 18.05.2021 tarihli ve 2021/19287 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a, h), 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/23 Esas, 2021/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin (h) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimi ile çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/2769 Esas, 2021/3003 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/2769 Esas, 2021/3003 Karar sayılı kararı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/2572 Esas, 2022/6691 Karar sayılı kararı ile;
“… 150/2 nci maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle inidirim yapılması hususunun gözetilmemesi”
Nedeniyle bozulmasına karar karar verilmiştir.
5. Bozma kararı üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,13.09.2022 tarihli ve 2022/275 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimi ile çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın mahkumiyetine yeterli somut delilin bulunmadığına,
Tanık beyanına başvurulmadığına,
Etkin pişmanlık ve değer azlığı indirimlerinin alt sınırdan yapıldığına,
Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın taksisine müşteri olarak binen sanığın bir müddet gittikten sonra katılanın vücuduna sert bir şey dayayarak para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine vermezsen senin için sıkıntı olur şeklinde sarf ettiği sözlerden korkan katılanın verdiği 225,00 TL parayı alarak taksinden indiği anlaşılmıştır.
2. Dosya içerisinde bulunan 11.05.2021 tarihli araştırma ve fotoğraf teşhis tutanağının içeriğine göre sanığın katılan tarafından iki kez teşhis edildiği ve 02.07.2021 tarihli oturumda yüzleştirme işleminin yapıldığı görülmüştür.
3. Katılan 13.09.2022 tarihli oturumda zararının karşılandığını beyan etmiştir.
4. Sanığın taksiye bindiğini ancak para istemediği beyan ederek suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Yeterli Delilin Bulunmadığı Yönünden
Katılanın olayın en başından itibaren istikrarlı iddiaları ve bunu doğrulayan teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın yüklenen fiili işlediği anlaşılmış ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Tanık Delili Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre olay anını doğrudan gören tanık bulunmadığından bu yöndeki vaki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Değer azlığı Yönünden
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme Hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiği şekilde sanık hakkında değer azlığına ilişkin indirim hükümleri uygulanırken indirim oranın 1/3 olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Etkin Pişmanlık Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması sırasında indirim oranı 1/3 olarak belirlenmiştir. Sanığın katılanın zararını kovuşturma aşamasında giderdiği dikkate alındığında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle uygulama yapılırken indirim oranın üst hadden yapıldığının anlaşılması karşısında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Takdiri İndirim Yönünden
Hakim, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin yanında her somut olayda değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir şekilde uygulama yapacaktır. Hakimin takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimi uygulama ve uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bu gerekçe hak, adalet, nesafet kuralları ve dosya ile uyumlu olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında mahkemece “…Sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak cezasından TCK’nın 62 nci maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına…” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim sebebi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/275 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
5237 sayılı TCK’nın 150/2 nci fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramında yasa koyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülen kastı da gözetilmek suretiyle daha çoğunu alabilme imkanı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayımızda, sanığın olay günü ve saatinde katılanın taksisine müşteri olarak bindiği, bir müddet gittikten sonra taksiyi durdurduğu, katılandan zorla 225,00 TL (tüm parasını) parayı alıp 30,00 TL tutarındaki taksi ücretini ödemeden kaçtığı olayda; katılan …’in covid salgını nedeniyle ücretsiz izne çıkarıldığı ve geçimini taksicilik yaparak sağlamaya çalıştığı da gözetilerek olayın özelliği ve suçun işleniş biçimi ve katılan üzerindeki etkisi nazara alındığında TCK’nın 150/2 nci maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığından, aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.