Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/42935 E. 2023/4106 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/42935
KARAR NO : 2023/4106
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 106 ncı maddesinin ilk fıkrasının son cümlesi uyarınca hakaret ve tehdit suçlarından açılan kamu davası kapsamında beraat hükümleri kurulmuş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, katılan ile tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanları karşısında sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
… ile sanık … arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, bu nedenle sanığın …’ın kızı olan katılan …’ın okuduğu okulun önüne giderek burada katılana tehditvari şekilde kafasını sallayıp ”Sizinle daha işim bitmedi görüşeceğiz, o…u ş..z.” diyerek tehdit ve hakarette bulunduğu iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 106 ncı maddesinin ilk fıkrasının son cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. Sanığın sorgusunun yapıldığı 17.04.2014 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar dava zamanaşımını kesen ya da durduran bir neden olmadığı da gözetildiğinde, 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.