Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30276 E. 2023/2911 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30276
KARAR NO : 2023/2911
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında,
Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 20 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
B. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
C. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, hapis cezasının haksız yere verildiği, kararın temyizi ve bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde … Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda duruşmanın bittiği sırada başka suçtan tutuklu olarak duruşmaya getirilen sanığın, yargılamada tanık olarak ifade veren şikâyetçiler … ve …’a hitaben eliyle ifade veren tanık polisleri göstererek “Siz harbi şerefsizsiniz sizin a…za koyacağım çıktığım zaman dünyayı size dar edeceğim.” şeklinde sözler sarf ettiği, sanığın duruşma salonundan çıkarıldığı sırada etrafa “Şerefsizler yaptığınız işin.” diyerek hakaret ettiği, sonra “A…na koduklarım.” diye küfür ettiği ve yine “Ben size göstereceğim.” şeklinde tehdit ettiği nezarethane kısmında tutulurken de tanık olarak beyanına başvurulan …’ye … Ağır Ceza Mahkemesi başkanı mağdur …’ı kastederek “Arabasını takip ettireceğim, eceline susamış.” şeklinde tehdit içeren ifadeler kullandığı, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Şikâyetçiler … ile …’a Yönelik Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın savunması, şikâyetçilerin anlatımlarının tutanak düzenleyicisi olan polis memuru tanıklar, dosya arasında bulunan eylemlerin gerçekleştiği ağır ceza mahkemesi duruşma tutanakları ve 02.02.2016 tarihli şikayetçi ve tanık polis memurlarınca düzenlenen tutanakla doğrulanması dikkate alındığında sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediğine ilişkin Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Mağdur …’a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan mahkumiyet kararı verildiği, hükümden sonra 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanun’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ile yine hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alınması karşısında; sanık hakkında tehdit suçuna ilişkin 6763 sayılı Kanun’da belirtilen prosedüre uygun şekilde uzlaştırma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
C. Şikâyetçiler … ve …’a Yönelik Hükümlere Yönelik Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Şikayetçiler … ile …’a Yönelik Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Mağdur …’a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.