Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5060 E. 2006/9142 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5060
KARAR NO : 2006/9142
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
– Y A R G I T A Y İ L A M I –

Ticareti terk hükmüne aykırılıktan ve gerektiği halde sermaye şirketinin iflasını istememek suçlarından sanık Bülent Hıncal’ın yapılan yargılaması sonunda; Ticareti terk hükmüne aykırılıktan beraatine, gerektiği halde sermaye şirketinin iflasını istememekten ise İİK.nun 345/a maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezasıyla hükümlülüğüne dair … 10 İcra Ceza Mahkemesinden verilen 22.4.2005 gün ve 28 esas 2408 karar sayılı hükmün süresi içinde, Yargıtay’ca incelenmesi müşteki vekili ve sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından 26.10.2005 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
1-Ticareti terk suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici sebeplere göre müşteki vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün İİK.nun 366.maddesi uyarınca ONANMASINA,
2-Gerektiği halde sermaya şirketinin iflasını istememek suçu yönünden yapılan incelemede ise;
a)Borçlu-şirket defterleri üzerinde aktifinin pasifini karşılayıp karşılamadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b)5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, aynı kanunun 12.maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5358 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve anılan kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7.ve 5252 Sayılı Kanunun 9.maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5358 sayılı İİK.nun da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 18.121.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.