Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/13715 E. 2009/1154 K. 16.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13715
KARAR NO : 2009/1154
KARAR TARİHİ : 16.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 30. maddesi hükmüne göre iki kamu tüzel kişisi arasındaki devrinde anlaşılan taşınmaz malın bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın davacı idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davacı … Genel Müdürlüğü ile davalı … Belediyesi Başkanlığı arasındaki taşınmaz malın devir bedelinin tespiti ile bu bedelin taşınmaz mal sahibi idareye ödenmesine ve devre konu taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 30. maddesi hükmüne göre taşınmaz malı devralacak olan idare ile taşınmaz mal sahibi devirde anlaşmış olmalarına karşın bedelde anlaşamadıkları takdirde alıcı idare devirde anlaşma tarihinden itibaren 30 … içinde anılan Yasanın 10. maddesinde yazılı usule göre mahkemeye başvurarak kamulaştırma bedelinin tespitini ister. Yasanın bu buyurucu hükmünde öngörülen 30 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir. Somut olayda devre konu edilen taşınmaza alıcı idarenin (davacının) teklif ettiği bedeli taşınmaz mal sahibi Belediyenin düşük bulduğu bu nedenle bedeli kabul etmediğine ilişkin 03.05.2007 … ve 68 sayılı Belediye Başkanlığı yazısının alıcı idareye (davacı kurum …’a) 04.05.2007 tarihinde tebliğ edildiği Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya konulan 23.12.2008 … 1973-6122 sayılı müzekkere cevabı içeriğinden anlaşılmaktadır. Buna göre devirde anlaşma ancak bedelde anlaşmaya varılamama tarihi 04.05.2007 olup, bu tarihten itibaren anılan Yasa maddesinde öngörülen 30 günlük süre içerisinde açılması gereken davanın yasal süre geçtikten sonra 16.08.2007 günü açılmış bulunduğu saptandığından davanın süre yönüden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan mahkemece işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.