YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4048
KARAR NO : 2022/9282
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2018 tarih ve 2013/206 E. – 2018/1058 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/665 E. – 2021/283 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … ile davalı …Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 25.06.2012 tarihinde … ile imzalanan meyve suyu konsantresi üretiminde kullanılacak 48 parça ikinci el makine ve ekipmanların satın alınmasını konu alan sözleşme yaptığını, satım konusu mal bedelinin ödeme yükümünü, teyitli ve dönülemez akredidif ile ifa edilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin, söz konusu ikinci el makineler için satıcının toplam bedeli 1.050.000 Euro olan üç adet proforma faturaya istinaden davalılardan Türk Ekonomi Bankası A.Ş. Başkent Kurumsal Şubesine akredidif açılması için talimat verildiğini, davalı TEB’in talimatı ile satıcı Josef ile akredidif sözleşmesi yapılması ve akredidife kendi teyidini vermesi için İsviçre’de bulunan diğer davalı …’nin teyit verdiğini, davalı …’in, TEB’den aldığı talimata uygun olarak satıcı lehtar ile akredidif sözleşmesi yapılarak akreditifi açtığını, ancak ibrazı istenen belgelerde uyumsuzluk ve sahtelik nedeniyle akreditifin iptal edilmesinin talep edildiğini, ancak talebin bankaca reddedildiğini, satıcı tarafından müvekkili şirkete sözleşme bağlamında herhangi bir mal teslimatı yapılmadığını, bir kısım malın halen İsviçre’de bulunduğunu, satıcının borcunu ifa etmediğini, satıcının usulüne uygun CMR sertifikası ibraz edemediğini, belge ibrazında temerrüde düştüğünü, davalı teyit bankası Credit…AG’nin kendesine ibraz edilen belgeleri inceleme yükümünü gereği gibi yerine getirmediğini, davalılardan akreditif bankası TEB’in hem teyit bankasının belgeleri inceleme yükümünü gereği gibi yerine getirmemesinden, hem de kendisinin belgeleri gereği gibi incelememesi sebebi ile sorumlu olduğunu ileri sürerek akreditifin ödenmesi için ibraz edilmesi gereken belgelerin olmadığının tespitini, akreditif tahtında ödeme talebinin haksız olduğunun tespitini, amir banka olan davalı TEB A.Ş’nin akreditif tahtında ödeme yükümlülüğü bulunmadığının tespiti ile akreditifin iptalini, amir banka olan davalı TEB tarafından teyit bankası olan diğer davalı … ..AG bankasına ödeme yapılması halinde ödeme tutarının sebepsiz zenginleşme nedeniyle müvekkiline iadesini, tüm zararlara ilişkin tazminat hakarının saklı tutulmasını talep etmiş, ıslah dilekeçesi ile davalı TEB A.Ş tarafından davacının hesabından alınarak teyit bankası olan … Bankasına ödenen 922.000,00 Avro’nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı TEB vekili; müvekkilinin 600 Yeknesak Kurallar çerçevesinde üzerine düşün her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini ve rezerv koyduğunu, 600 sayılı Yeknesak Kuralları çerçevesinde ve 6098 sayılı TBK hükümleri çervesinde de müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; dava konusu akredidifin teyitli dönülemez ve ibrazda ödemeli bir akredidif olduğunu, akredidif şartlarının davacı tarafından çok kez değiştirildiğini, ibrazda ödeme usulünde teyit bankasının uygun belgelerin ibrazı karşılığında ödeme yapmak yükümlülüğü altında olduğunu, teyitli akredidifte, teyit bankasının lehtara karşı amir bankadan bağımsız bir yükümlülük altına girdiğini, müvekkilinin hukuka ve UCP kurallarına aykırı davranışının olmadığını, gönderilen ve uygun ibrazı oluşturan belgelerin akredidif küşat mektubu 46A da yer alan tüm şartları sağladığını, satıcının belge ibrazında temerrüde düşmediğini, sevkiyat tarihi ve SGS sertifikası ile gözetim rapor süreci arasında çelişki bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında, davacı şirket ile … arasında 25.06.2012 tarihli uluslararası nitelikli meyve suyu konsantresi üretiminde kullanılacak makina satışı konusunda imzalanan sözleşmede ödemeler için davacının talimatı ile TEB A.Ş. / Başkent Kurumsal Şubesinde akreditif açıldığı, TEB’in talimatı ile İsviçrede bulunan davalı … ile satıcı Josef arasında akreditif sözleşmesi yapıldığı ve Credit Suisse’nin akreditife teyit verdiği, bu ilişki kapsamında davalı …’nin lehtar – satıcı Josef’e 922.000 Euro ödeme yapıldığı, bankanın alıcı lehtara ödeme yapabilmesi için, akreditifte ibrazı öngörülen belgelerin usulüne uygun olarak bankaya ibraz edilmiş olmasının yeterli olduğu, ibrazı gereken belgeler fatura, CMR belgesi, menşei şehadetnamesi ve SGS gözetim raporu olup 4 adet belgenin tek tek incelenmesinden belgelerin hukuki manada geçerli olduğunun açıkça belirtildiği, bu suretle, sadece belgeleri şekli anlamda incelemekle yükümlü olan, belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda kontrol yükümlülüğü bulunmayan amir ve muhabir banka yönünden akreditif sözleşmesi uyarınca ibrazı zorunlu olan ve yine akreditif ilişkisi bakımından şekli anlamda geçerli olan belgelere istinaden ödeme yapılmasında amir banka TEB A.Ş. ve muhabir banka Credit Suisse’ye kusur izafe edilemeyeceği, her ne kadar davacı, fraund (sahtelik) iddiasında bulunmuş ise de, davalı … tarafından lehtar-satıcı …’e fraund iddiasından önce 19.02.2013 tarihinde akreditif bedelinin ödendiği, bu suretle fraund iddiasına itibar edilemeyeceği gibi fraund bildirimi ile beraber yeterli delilin de muhabir bankaya ibraz edildiğinin ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin, istinaf başvuru dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.