Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8688 E. 2023/171 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8688
KARAR NO : 2023/171
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2015/1320 Esas, 2016/978 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 89/2-b-e, 62, 52/2-4 nci maddeleri gereğince 225 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den paraya çevrilmesi sonucu neticeten, 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2015/1320 Esas, 2016/978 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2019/8874 Esas, 2021/4758 Karar sayılı ilâmıyla;
Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen temel ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Basit yargılama usulü” şeklindeki düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK’nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/876 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89/1, 89/2-b-e, 62, 52, 52/2-4 ncü maddeleri gereğince 225 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den paraya çevrilmesi sonucu neticeten, 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2022 tarihli ve 2022/122126 sayılı, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile teşdidin derecesinde yanılgıya düşüldüğünden ve sanığın sürücü belgesi alınmadığından bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanık hakkında daha fazla ceza verilmesi gerektiğine,
2.Sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
B.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay günü sevk ve idaresindeki araçla yaya geçidine yaklaşırken sanığın hızını azaltmadığı, ayrıca kendi iddiasına göre minibüsün önünden mağdurun birden yola çıktığını ileri sürdüğü, sürücülerin park etmiş ,duraklamış, yasa dışı da olsa bekleme yapan araçlara yaklaşırken aracın önünden, arkasından veya aracın içinden her an bir yayanın çıkabileceğini dikkate alarak hızlarını azaltmaları gerekirken bunu yapmadığı sanığın kendi savunması ile anlaşıldığından kusurlu olarak taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan sanığın geçmişi, sabıkasız oluşu, dikkate alınarak sanığa dli para cezası uygulanması gerektiği, ancak mağdurun raporu, yaralarının durumu dikkate alınarak para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmesi gerektiği kanaatine varılarak buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği, öncelikle beraatine karar verilmesini, ancak mahkeme mahkumiyet kararı verirse hakkında lehe olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.
3. Kaza tespit tutanağında sanığın yaya geçitlerine yaklaşırken yavaşlamamak ve yayaya ilk geçiş hakkını vermemek,mahaldeki hız sınırlarına riayet etmemek kuralını ihlal ettiği, yayanın ise uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
4. Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi’nin 18.04.2022 tarihli raporuna göre sürücü …’nın, yönetimindeki “…” plaka sayılı kamyonet ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, azami hız limiti “50 km/s”, refüjle bölünmüş ve üç şeritli bir yol olan … Baştuğ Caddesi’nin sol şeridinden,Havaalanı yönünden Ulus yönüne seyri sırasında, hem düşey hem de yatay işaretlemesi bulunan olay yeri yaya geçidine yaklaştığında; kural gereği, yaya geçidinden geçmekte olan ya da geçmeye hazırlanan yayalara geçiş önceliğini vermek üzere aracının hızını güvenli bir şekilde durabilecek biçimde azaltması gerekirken, aracına ait, çarpma noktası öncesinden başlayan 31,2 m “fren mesafesi” tespiti dikkate alındığında, bu hususa riayet etmediği anlaşılmış olup, seyir yönüne göre yolun sağından karşısına, kurallara uygun bir şekilde, yaya geçidi üzerinden geçmekte olan yayaya geçiş önceliğini vermeyip,çarpması sonucu meydana gelen kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, yaya …’ın ise, olay yeri yolda karşıdan karşıya geçişini kurallara uygun bir şekilde yaya geçidi üzerinden yaptığı sırada, Havaalanı yönünden Ulus yönüne seyri sırasında olay yerine gelen sürücü … yönetimindeki “…” plaka sayılı kamyonetin çarpmasına maruz kaldığı kazada, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlâli görülmediğinden, atfı kabil kusuru olmadığı belirtilmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A. Katılan Vekilinin, Temel Ceza Miktarı Ve Sanığın Sürücü Belgesinin Alınmaması Yönünden Temyiz İstemi İle Tebliğnamenin Bu Husustaki Görüşü Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tam kusurlu olarak yaralamaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,
5237 sayılı TCK’nın 53/6. Maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, mahkemece sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, anılan hükmün uygulanmaması konusundaki takdirde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,
Tebliğname’de açıklanan görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 29.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/876 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.