Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/15398 E. 2023/8977 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15398
KARAR NO : 2023/8977
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/18795 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun)149/1-a-d, 150/2, 53, 58, 53, 63, 54/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d, 62/1, 58,53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükmünün uygulanmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.01.2022 tarihli ve 2021/3387 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararı ile hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.01.2022 tarihli ve 2021/3387 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli, 2022/2649 Esas, 2022/7678 Karar sayılı kararı ile;
“Olay günü saat 18:30 sıralarında mağdur ile oğlu olan sanık evde bulundukları sırada, sanığın mağdurdan anahtarını sorduğu, mağdurun anahtarı görmediğini söylemesi üzerine mağdura …orospu diyerek hakaret edip üzerine yürüdüğü, tekme attığı, tehditlerde bulunduğu, para istediği, kaloriferin üzerindeki 20,00 TL’yi aldığı, buna rağmen paranın yetmeyeceğini söyleyerek para istemeye devam ettiği, bir çakı bıçağını mağdura doğrultarak keseceğim seni, babamın evde olmadığı zaman gör bak seni ne yapacağım diyerek tehditlerine devam ettiği, mağdurun başkaca para vermediği, sanığın dışarı çıktığı, parke taşlarını alıp bu kez evin camlarına atıp kırdığı, mağdura karşı aynı taştan atmak istediğinde elinden tutup engel olduğu, şeklinde gerçekleşen olayda; sanık hakkında TCK’nın 149/1-a-d maddesi kapsamında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve değer azlığı indirimi uygulanmamıştır.
TCK’nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
TCK’nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
TCK’nın 145. ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, TC Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, mağdura ait 20 TL para konutta silahla cebir kullanılarak alınmış olsa bile, suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle; 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine usulüne uygun uyma kararından sonra; … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/275 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d, 150/2, 62. 58/6, 53.maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükmünün uygulanmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2022 tarihli ve 2022/147447 sayılı sanığın temyiz talebinde temyiz sebeplerini göstermediğinden temyiz isteminin reddi görüşlü tebliğname ile daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığa yüklenen suçların maddi ve manevi unsurları oluşmadığına,
2. Mağdur ve tanık anlatımlarının kendi içinde çelişkili olduğuna,
3. Sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut, hukuka uygun yollarla elde edilmiş ve hükme esas alınabilecek herhangi bir delil bulunmadığını, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Suçu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, suçun sübuta erdiği kanaati hasıl olur ise dahi, malın değerinin az olduğunun kabul edilmesi, lehe olan hükümlerin ve tüm indirimlerin uygulanmasına,
İlişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebebi;
Hükmü temyiz etme iradesine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın olay günü annesi mağdur … ile evde bulundukları sırada dayısına ait olan evin anahtarlarının nerede olduğunu sorduğu, mağdurun anahtarları görmediğini söylemesi üzerine sinirlenerek annesi mağdura “amına koyduğumun karısı, orospu” şeklinde hakarete konu sözleri söyledikten başka üzerine yürüyerek mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verir mahiyette sol kalçasına tekme atma şeklindeki cebri eylemle birlikte “sizi geberteceğim siz aldınız anahtarları” şeklinde vücut ve hayat dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirme tehdidini konu alan sözleri söylediği, bu cebir ve tehdide maruz kalan mağdurun oğlu sanığa anahtarları verdiği, sanığın devamında “sigaram yok benim, bana para ver sigara alacağım” dediği, mağdurun evde tütün olduğunu, onu içmesini söylediği, sanığın para istemeye devam ettiği ve kanepenin üzerinde bulunan Yargıtay içtihatları ve yerleşik yargısal uygulamaya nazaran değer olarak az olan 20,00 TL parayı aldığı ancak “bu para bana yetmez, daha çok para vermelisin” diyerek elinde bulunan 5237 sayılı Kanun’un 6/1.f hükmü anlamında saldırı ve savunmaya elverişli bulunduğundan silahtan sayılan eşya niteliği taşıyan siyah saplı çakı bıçağı mağdura doğru tutarak korkutuculuk öğesinden istifade etmek yanında “keseceğim seni, babam evde olmadığı zaman gör bak seni ne yapacağım” şeklindeki tehdide konu sözleri söyledikten sonra evden dışarı çıkıp tekrar döndüğü, sigarasını alıp aşağıya indiği, sokaktaki parke taşını evinin camına doğru fırlatıp camı kırdığı, başka bir taşı atmak isterken mağdurun elinden tuttuğu ve taş nedeniyle yaralandığı, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları dosyada mevcuttur.
3. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
4. Mağdur beyanını destekleyen tanık Ş.C.Y.’nin beyanı dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gerekçenin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurlarının Bulunmadığı ve Delil Yetersizliği ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150. maddelerinde düzenlenmiştir.Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148/1. Maddesinde yağma suçu temel şekli, 2. fıkrasında senet yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149. maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.5237 sayılı Kanun’un 150.maddesinde hukuki ilişkiye dayanın alacağın tahsil amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırımına bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/275 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararında, mağdur beyanı, adli rapor, olay yerine ait olay yeri inceleme raporu, tanık Ş.C.Y.’nin beyanı, tanık E.T.’nın beyanı ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Değer Azlığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli, 2022/2649 Esas, 2022/7678 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 150/2 maddesi gereği indirim yapılması gerektiği için, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.01.2022 tarihli, 2021/3387 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesinin bozma kararına uyarak sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi gereği indirim yaptığı ve mahkemece yapılan uygulamada herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/275 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelenmesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.