YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2761
KARAR NO : 2023/9032
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hüküm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2012 tarihli ve 2011/18712 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçlarından, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi uyarınca, inceleme dışı diğer sanık … hakkında ise nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi uyarınca, cezalandırılmaları istemi ile kamu davaları açılmıştır.
2. … (Kapatılan) 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/85 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, inceleme dışı diğer sanık … hakkında ise nitelikli tehdit suçundan beraat kararları verilmiştir.
3. … (Kapatılan) 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/85 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararının sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet kararının sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından, inceleme dışı diğer sanık … hakkında ise nitelikli tehdit suçundan beraat kararının ise Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/544 Esas, 2020/3775 Karar sayılı kararıyla;
“…Sanıklar … ve … hakkında yakınan …’a karşı tehdit suçundan düzenlenen … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2012 gün 2012/7937 sayılı iddianame anlatımına göre, sanıkların yakınan Kenan’ı daha önce aralarında var olan hukuki ilişki nedeniyle tanık …’in aracında tehdit edip sonra da cep telefonuyla sanık …’ın arayıp öldürmekle tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar … ve …’nin eylemlerinin sübutu halinde yağma veya yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesi yollamasıyla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmistir.
4. … (Kapatılan) 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/584 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararı ile sanık ve inceleme dışı diğer sanık … hakkında eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi delaletiyle tehdit suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Görevli … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/45 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, inceleme dışı diğer sanık … hakkında ise nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile karar verildiğine,
3. Hatalı nitelendirme ile fazla ceza tayin edilerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
4. Alacak borç ilişkisinde ödeme zamanı gelen borcun ödenmemiş olmasının tesiri ile yaşanan bir tartışma olduğuna,
5. Mağdurun şikayetten vazgeçtiğinin dikkate alınmadığına,
6. Tanık H.Ş.’nin beyanlarının çelişkili olduğuna,
7. Uzlaştırma hükümlerinin uygulanmamasına,
8. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdur arasında alacak verecek ilişkisi olduğu, olay günü mağdurun tanık A.T.’nin aracında yolcu olarak bulunduğu sırada sanığın inceleme dışı diğer sanık … ile birlikte mağdurun bulunduğu araca bindikleri sanığın mağdurdan borcunu istediği, mağdurun karşı çıkması üzerine bu kez mağdura “seni öldürtürüz, emrimizde adamlarımız var” diyerek tehdit etmek suretiyle olay yerinden ayrıldıkları birkaç gün sonra da sanığın mağduru cep telefonundan arayarak “paramı getir, değilse sonun kötü olacak, seni öldürürüm” diyerek tekrar tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmalarında tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Mağdur ve tanık A.T.’nin oluşa uygun beyanlarda bulundukları belirlenmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay
bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildigi belirlenmistir.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği Yönünden
Her ne kadar suçun sanık tarafından işlenmediğine yönelik Temyiz Sebepleri başlığı altında ayrıntılı belirtilen sebepler temyiz istemine konu edilmiş ise de mağdur ve tanık A.T.’nin oluşa uygun beyanları, sanığın tevil yoluyla ikrar içeren savunması, gözetildiğinde, suçun suça sanık tarafından işlendiğine dair hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfının Hatalı Olduğu Yönünden
Sanığın Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafında ayrıntıları belirtilen eylemlerinin, özellikle sanığımızın mağdura yönelik ilk eyleme doğrudan katılmış olması da dikkate alındığında bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura yönelik alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturduğu böylelikle sanığın eylemlerine yönelik suç vasfının 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Uzlaştırma Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte nitelikli tehdit suçunun uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ç. Şikayetten Vazgeçmenin Dikkate Alınmadığı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte nitelikli tehdit suçunun şikayete bağlı suçlar kapsamında bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Gerekçenin Yetersiz Olduğu Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 ve 230 uncu maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ne olduğunun gerekçeli kararda gösterilmesi gerekliliği gözetildiğinde temyiz istemine konu kararın Yargıtay denetimine olanaklı, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin ve ayrıca sanığın eyleminin ne olduğunun belirtilmesi suretiyle verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki islemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldıgı, asamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/45 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.