Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24021 E. 2023/9109 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24021
KARAR NO : 2023/9109
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine,
Nitelikli yağma suçuna ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.04.2019 tarihli iddianamesi ile;
1. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2019/133 Esas, 2019/337 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

C. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/2721 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile;
“..Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulurken, sanığın katılana yönelik nitelikli yağma suçununun konusunu katılanın arabası, cep telefonu ve içerisinde muhtelif banka kartlarının bulunduğu cüzdanın oluşturduğunun anlaşılması karşısında, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, kast yoğunluğu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle sanığa eksik ceza tayini, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından, davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikte bir neden olarak görülmemiştir.
“..Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,”
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Taraflar arasında bir alacak-borç ilişkisi olmasının çok muhtemel olduğu, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanık …’ın daha önceden tanıdığı katılan …’ı arayarak arabasının arızalandığını, bir arkadaşından 15.000,00 TL alacağını almak için araç lazım olduğunu söylediği ve katılandan kendisini aracı ile almasını istediği, bunun üzerine katılanın aracıyla sanığın iş yerine gidip sanığı aldığı, işleri bitip dönerlerken aracı kullanan sanığın yoldan sapıp çalılıkların bulunduğu bir yerde aracı durdurduğu, katılanı araçtan indirerek yol kenarındaki çalılıklara doğru itip katılanın gömleğinin cebinde bulunan cüzdanını ve Nokia marka cep telefonunu alarak katılanın aracıyla olay yerinden uzaklaştığı, bu sırada saatin yaklaşık 23.00 olduğu, katılanın cüzdanının içinde kimlik, ehliyet ve banka kartlarının bulunduğu, katılanın kendi imkanları ile 200-300 metre kadar yürüdükten sonra ulaştığı evdeki tanık M.A.K.den yardım istediği ve akabinde Jandarma’ya müracaat ederek şikayetçi olduğu, banka kayıtlarından sanığın olay günü saat 23.48-23.59 saatleri arasında katılana ait banka kartı ile tanık A.Ş.’nin işlettiği Genç İletişim’den toplam 8.500,00 TL harcama yaptığının anlaşıldığı, katılana ait aracın 10.12.2018 günü terk halinde bulunduğu, katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği, zararın karşılanmadığı anlaşılmıştır.

2. Katılan …’ın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanık aşamalarda alınan savunmalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Tanıklar A.Ş. ve M.A.K’nin katılanın beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Katılanın yaralanmasına ilişkin … Devlet Hastanesi’nin 01.11.2018 tarihli kesin adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Genç İletişim’in 31.10.2018 tarihine ait QNB Finansbank günsonu raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, tanıklar A.Ş. ve M.A.K.’nin katılanın beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları, Genç İletişim’in 31.10.2018 tarihine ait QNB Finansbank günsonu raporu, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve … Devlet Hastanesi’nin 01.11.2018 tarihli kesin adli muayene raporu karşısında, sanığın bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hareket etmediğinin sabit olduğu, sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/2721 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.